UMUT…

Anlam ararız! Anlamlandırmak isteriz. Mana katmaya bir mana oluşturmaya çalışırız. İsim koymaya gayret ederiz! Sebep, gaye buluruz. Olmazsa olmazımız; UMUT. Acıkınca bölüp bölüp yediğimiz koltuğumuzun altında ki ekmeğimiz! Her şeyimizi kaybederiz ama; yaşadığımız müddetçe umudumuzu asla. Bir umuttur yaşamak deriz. Ufkumuza, umudumuzla tutunuruz. Tüm şartlar aleyhimize dönse, dönmeyen tek savunma kalemiz. Bir kez daha doğrulup tekrardan gayrete geçme motivasyonumuz; umut. Kalp, her attığında “umut,umut” diye atar. Her açılıp kapandığında umutlarımızı yeniden yeşertir, gözlerimizi yeniden ufka dikeriz. Yeni, yeniden der; ayağa kalkar, tekrardan dikiliriz. Hiç kaybetmeyiz onu! Umuttur insanı yaşatan! Öldüren umutsuzluk. Umutlarımız olur yada; bir umudumuz! Her tepen’in ardında bizi bekleyen. Vazgeçmeyiz! Hatta vazgeçemeyiz. Vazgeçersek; hayattan vazgeçeceğimizi biliriz! Yaşadıkça, hep yarınların hayalini kurarız! Yarın’ın, bugün’den daha iyi olacağı düşüncesi bizi ayakta tutar! Tüm olumsuzluklara tüm zorluklara rağmen. Bir umuttur hayata tutunmak. Veya; umut insanı hayatta tutar. Bu güne kadar umutsuzluk hiç olmadı. Son nefese kadar da olacağını düşünmüyorum. Umudum olduğu müddetçe de; yarınlar, bugün’den daha iyi olacak. Solmayacak, solduramayacaklar! Bir umuttur yaşamak! Ya da, umutlu insanlar ancak yaşar! Diğerlerini yaşıyor saymayın.

Bir Cevap Yazın

WordPress.com'da ücretsiz olarak kendi web sitenizi oluşturun.Kendi web sitenizi oluşturun
Ücretsiz başlayın