Zaaf

Zââf…

İnsan’nın kendini en güçlü, en yenilmez ve de; en vazgeçilmez olduğunu hissetmeye başladığında gelir. Savunmasız kaldığı veya kendini savunmasız bıraktığı anda; hiç beklemediği yerden, beklemediği bir şekilde. Gücünün zirvesinde! Mümkün değil dediğinde! Ben vazgeçilmezim hissinin bütün benliğini kapladığında! Kendince; tamda zirvenin en yükseğine ulaşmışken! Kendisini kuşatan zırhlarını indirmişken! Motivasyondan ziyade, kendine güvenmeye başladığında; aslında yayın en gergin hale geldiği kertede. Tam ok hedefine gitsin diye bırakacak iken, mermi’nin namlu içinde patlaması! Neye uğradığını, ne olduğunu anlamaya bile muaffak olamadan karşısına çıkar. İnancını; benliğine kurban verdiğinde; biraz daha değil, yeter dediğinde gelir. Farkına bile varmadan. Yavaş, yavaş değil; bir anda. İnancını ve motivasyonunu kaybeden her şeyini kaybetmeye başlamıştır. Amatörlükten, profosyonelliğe geçemeyen ham bedenler. Zaafiyetin en büyüğüne sahiptirler.

Bir Cevap Yazın

WordPress.com'da ücretsiz olarak kendi web sitenizi oluşturun.Kendi web sitenizi oluşturun
Ücretsiz başlayın