Parçalanmaya yüz tutmuş,
Paslı yerleri kabarmış,
Her canlının akibeti,
Bir son nefes!
İçinden bir dilek tutup,
Sessizce,
Ama; çılgınlar gibi bağırmak!
Hani, ey aklı ermişler,
Nerde anlattığınız masallar?
Yüklenmiş yükünü,
Çıkıyor yokuşu yolcu,
Hey adam!
Bunca acıya nasıl dayanıyor yüreğin?
Basamak yok, yollar patika,
Her adımda, sanki yüreğini kusuyor!
Belli, belirsiz bir uğultu,
İnsan, insan diye sesleniyor,
Ne duyan oluyor,
Ne duyduğunu anlayan!
Kalk adam kalk,
Paylara kalmış malın mülkün,
Tebessüm çöküyor ölmüş çehresine,
Kalmaz kalmaz der gibi.
Yorum bırakın