Biraz vaktim var! Haftada altı gün çalışıyorum. Fakat yarın çalışmıyacağım. Ne büyük mutlulukuk! Yarın ki boşluğu bu günden değerlendireyim. Ne yapayım? Bir yazı yazayım. Bir kaç aydır elime kalemi almıyordum. Kalem derken, telefon’un yazı yazdığım kısmı! Dişe dokunur bir yazı olsun bari. Hatta suya sabuna da dokunsun. Biraz köpüklensin ortalık. Her kim okursa; nasibi anladığı kadar olsun.
Birincisi, gündemin en ön sırasına oturan Filistin, İsrail savaşı olsun.
Eskiden (iki binlerin başından bahsediyorum) savaş için sebepleri oluştururlar sonrasında ihraç ederlerdi. Afganistan ve Irak’a yapılan müdahele için bir “11 eylül”gerekiyordu. Sonrası ihraç ustaları tarafından gerçekleştirirlir, kimyasal başlıklı füzeler en gizli yerlerde tespit edilir ama bir türlü gizlendiği yerden çıkartılamadan kaybolur giderdi. Olanlarsa bulundukları bölgelerde savaş ile burun buruna yaşayan, ölümü ense kökünde hisseden insanlara olurdu. İsrail, Filistin reaksiyonu (reaksiyon diyorum çünkü şartların tekamülü için bir reaksiyon zinciri oluşturulacaktı, OLUŞTURULDU!).Bu da yeni bir durum değil tabiki. Ama bunda ihraç yok, tamamen İCAT var. İki kimyasalın bir araya gelmesinden sonra oluşan enerji çıkışı. Karışıma etki edecek kimyasalların miktar düzenlemesi yapıldıktan sonra, oluşacak enerji çıkışı; patlama da olabilir, nükleer bir sızıntı da. Orda canlar gidiyor sen dalga mı geçiyorsun diyenler olabilir. Yok! Dalga geçmiyorum. Üzülüyor muyum diye sorarsanız? Konu ile alakalı hiç bir yayını izlemiyorum. İzlesem yıkılırım. Çok üzülürüm.
Savaşların hiç biri; şu, bu, o sebepten çıkmaz. Tamamiyle ekonomiktir. Sonucunda bu toz duman’dan kim fayda sağlıyorsa reaksiyon’un fitilini de ateşleyendir. İsrail’i, devlet olarak oraya kim konumlandırdıysa; ne kadar reaksiyona gireceğine de karar veren de onlardır! Ben bu kadarını söyleyim, siz geri kalanı araştırırsınız artık!
İkincisi de; Tüm dünya’dan özellikle müslüman kesim’den bu kadar aleyhine tepki toplayan bir İsrail ve Yahudi topluluğu. Kimin daha büyük zararlar göreceğini zaman bir kez daha gösterir. Belki biz görürürz belki görmeyiz! Ama; bu planları yapanlar en az yüz yıl üzerinden değerlendirerek yapıyorlar.
İkincisi de devlet,hükümet, halk diye devam edip yazacaktım ama; uzun yazı usandırır. Bir boş kaldığımda da onu yazarım.
Yorum bırakın