YANSIN…

Yansın gönlün, kavrulsun;

Karışsın dumanları,

Yağmurdan sonra kalmış son bulutlara,

Vermesin bir nebze ne umut ne de teselli,

Savrulsun küllerin kasırgaların arasında.

Bir daha bir araya gelmesin,

Ne dumanı ne de külleri!

Yansın yansın yanmakta bulsun,

Kalp, ruhun nirvanasını!

Koş, yırtılırcasına dünyadan,

Atlayayıp kurtulacak gibi,

Aç kollarını, boşluklar kucaklasın;

Olmayacağını anladığın,

İşleri bırak arkanda,

Kim sarıp sarmalarsa sarsın,

Yüzünü döndür göğün yüzüne,

Işıkları vursun,

Ay’ın, yıldızlar’ın;

Kadır ellerini,

Kaldırılması gereken Yere,

Son nefesini verecek gibi,

Çek nefesini içine,

İçinden gele gele ver ruhunu,

Sen orda kal,

Ağırlıktan başka olmayanı ceset!

Yüksel ruh, sonu olmayan yolda;

Varacağın yeri umursamadan.

Sevin, arkada bıraktıklarına;

Alamadığın dünyan’ın kâm’ı!

Gök yüzünde doldursun kucaklarını.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın