TÜRKİYEM’in MİLLETİ

Altı sene’nin acısını çıkartır gibiyiz. Ben, tır’ı yükleyip yola çıkınca başlıyoruz konuşmaya. Ülke’nin bir ucuna varınca bitiyor konuşmamız. Ülke dediğin, bir avuç zaten. Bazan havadan sudan, bazan çol çocuk derken konu dönüp dolaşıp tilki’nin kırk türküsünden biri olan tavuğ’a gelmiyor tabi ki. Bizim türkümüz Türkiye! Ne kadar unutmaya çabalayıp yeni ülkem’e alışmaya çalışsam da, tilki’nin dönüp dolaşıp geldiği gibi; konu kürkçü dükkanı oluyor.

Demokrasi, yönetim, ekonomi, toplum, milliyetçilik, kemalizm, hizmet, din, tayip, dış güçler, uluslar arası komplolar falan derken; mesele zurna’nın ritminin bozulduğu noktaya kadar geliveriyor. Bizim konuştuğumuz gibi her gün her saat, her yerde, her televizyon, radyo ve sosyal medyada konuşulan bu konular, ortalama her Türkiye milleti tarafından konuşulurken; Türkiye’nin milleti nerde? Yani; çarşı pazar, vatan millet; sakarya narası atan Türk milleti. Her konu hakkında fikri olan, az çok her şeyi tartacak kadar zekası olan, gerektiğinde vatanı için canını feda edeceğini söyleyen Türkiye’nin milleti nerde? Dış güçlerin oyunlarını bir bakışta çözen, büyük resmi bir anda gören, kahvehane’ye oturduğunda devlet kurup devlet yıkan milletim’in fertleri nerde? Çok sevdiği, hatta onun için canını feda edeceğini söylediği, rajon kesip; konu vatansa geri kalan teferruattır diyecek kadar beylik cümle sarf eden çakı gibi keskin Türkiye milleti nerde. Vatan’ı için, iç ve dış güçlere karşı ne yapıyor? Millet olarak tepkimiz söylemden öte bir şey teşkil etmediği gibi, eylemlerimiz de bunun aksini mi söylüyor?

Benim yolculuk bitince konuşmalarımız da yarım kalıyor. Doymadan bitiriyoruz sohbetlerimizi. Aslında; yazıyı da yarım bıraktım. Bu sorular’ın sahibi de bizzat sohbet arkadaşım. İstasyonda beraber çekirdek çitlediğim. Konu derin olunca yazı da uzun olacak. İngilizler gibi, böl parçala yapacağım. Soruların cevapları devam eden yazılarda olacak…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın