Cesur ve ödlek

Bismillah;

Cesurlar ve ödlekler.bu iki kelimenin bir cümle içinde yan yana durmaları bile cümleye karşı yapılmış bir zulümdür.Fakat;kıymet ancak zıttıyla değer kazandığından istinadla,yan yana gelebilirler.Yoksa birinin;diğerinin yanında asla işi olmaz.korkaklar;menfaatçidir.geleceğini planlar.yaş tahtaya basmaz,su ve sabundan uzak dururlar.dünya yansa kendi bir tutam otlarına bir şey olmamışsa,sorun yok demektir.varsa yoksa onların bir tutam otları.cesaretmi?onların semtine bile uğramamıştır!görseler tanıyamazlar.kısa dünya hayatında bir kere olsun tadamazlar o duyguyu.

Güçlünün,işbirlikçileridir.Kim ile işbirliği yapacaklarını çok iyi bilirler.kime yaltaknacaklarını,kimin yalından YALLANACAKLARINI,rüzgarın yönüne göre belirlemede pek mahirlerdir.Hesapları hep kazanma üzerine olduğundan dolayı;yön ve kıble sorunu yaşamazlar.pusulaları ona göre çalışır.

En adi meslek hırsızlıktır.fakat onlar bile yaptıkları işte mutlaka kendilerini rahatlatacak piskoljik ve vicdani yollar arayarak yaptıkları işleri sürdürmek isterler.kendilerine göre haklı sebepler ortaya koyarlar.Fakat bu şeref fukarası ödleklerin kendilerini haklı çıkartacakları hiç bi vicdani gerekçeleri olamaz.onların gözünü hırs ve ihtirasları bürümüştür.ondan dolayı günün hüküm sahibinin çomağını yalayıp,ipini elinde tutanlara her gün işine yarayacağı muhbirliği götürmenin peşindedirler.Niçin,neden yaptığının pek bir önemi yoktur.Mayesindeki namussuzluğa engel olamadığındandır.Yapmak zorundadır.iyi bir insanın;nehirin içinde boğulan birini kurtarmak için mücadele gösterdiği gibi.iyi olmanın ,mayesinin gereğini yapması gibi.şerefsiz,ödlek,rüzgarın yönüne göre ayakkabı yalayan namussuzlarında malesef iç dünyalarıda böyle çalışıyor.Kendilerini kurtarmak içinde iftira atamayacakları,kuyusunu kazamayacakları kimse yoktur.bu gün için yalından yallandıkları iplerinin sahiplerini bile.Sadece rüzgar;yönünü değiştirmeye görsün.Bu gün için caminin en ön safında el pençe duran negatif şeref yüklü şahıslar,kilisenin ilahi korosunda görünüp poz vermeye başlarlar.En kutsal saydıkları şeyin dinleri olduğu varsayımıyla böyle örneklendirirsek daha anlaşılır olabilir.Aslına bakarsanız ne isa’ya yaranırlar ne de musa’ya.Ama kendilerine bir statü kazanma adına;engel olamadıkları güce tapma arzusu her şeyi mübah kılar.Dünyanın her yerinde karşılaşabilirsin bu şerefsizlerle.

Bir zaman birini hatırlattı bana.ticaret borsasında çalışan birini.bizim imkan sahibi olduğumuz dönemlerde bizim yalımızdan yallanırdı.3-4 seneye yakında teşriki mesaimizde olmuştu.Sohbete adam çağırmalar,gazete abonesi yapmalar falan derken kendini o kadar çok yakın hisettiriveriyorduki.Rüzgarın yönünü gayet iyi hesaplayan biriydi.imkanımızın az eksildiğini görünce ipini de alıp gitmişti.Akıllıca davranıyordu.İmkan yoksa,güç yoksa ,o hiç yoktu.Menfaatini öne aldığından dolayı durmanında gereksizliği orataya çıkyordu.hayatı için yeni bir statü vaad etmiyorsa uzaklaşıyordu doğal olarak.Bu biraz anlaşılabilir bulunabilir.Fakat her ne olursa olsun yıllardır beraber olduğu,selam verip selam aldığı,aynı yemeğe defaatle kaşık salladığı insanların aleyhine dönmenin şeref ve haysiyete sığar tarafı ney?anlamlandırabilen beri gelsin!

Hani insanlar yaptıkları iyiliği küçük görme adına “insanlık öldümü canım ne var yaptıysak” diye iyiliklerini geriye atmaya uğraşırlar.

Bizim oralarda insanlık ölmüşte;biz ölüyü diriltmeye çalışıyormuşuz, haberimiz yokmuş.Ve bunlarda insan değil müsveddesiymiş.Öğreniyoruz ama biraz geç oluyor.Fakat öğrenmenin de yaşı yoktur.Böyle öğrenek hayatı devam ettirip gidecez bakalım.Allah (cc)sonumuzu hayr eylesin.

27.1.2019

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın