ASIL-FÂSIL

Bismillah;

Bir meseleyi en iyi anlatmanın yolu,onu hikayelendirmektir aslında.Anam,bize öyle yapardı.Asıl değil;fasıla bakmamızı önerirdi sonrasında.Fasıl önemsizdi zaten.Asıl ise hemen ortaya çıkmayan,yaşadıkça karşına çıkanlara vereceğin tepkilerdi.Fasıl;hayatın hikaye yönüdür.Fakat asıl olan onu hayata yansıtma şeklidir.

İnsan bir müddet gençliğin,güçlü olmanın nimetlerini sonuna kadar kullanır.Bu kısım hayatın fasıl kısmıdır.Fakat bir de elden gençlik gittiği dönem vardır ki;hikayenin bu kısmı gerçeğin kendisidir.Hiç bitmeyecek sandığı hayatın;artık sona doğru yaklaştığını farketmeye başlarsın.Bir dönem canının istediğini yapıp kendine ip taktırmayan insanoğlu;zaman geçip devran döndüğünde,kendini bağlayacağı bir ip arar dünyada.fasıl hızlı geçer.Rahat olduğundan dolayı da farkına varamazsın.Ama iş gelipte asıla çattığında;bütün hesaplar alt üst olur.

Anam öyle derdi “sepetine babasını koyupta uçurumdan atmaya giden evlada;(ki aynı baba,kendi babasını uçurumdan yuvarlarken gözünü kırpmamıştı) oğul sepetle atma tekrar lazım olacak diye serzenişte bulunduğunu.Devranın döndüğünü, hiç bir şeyin sabit kalmadığını.Bir gün sıranın kendisine geleceğini.sepetin içinde atılmak için götürüldüğü hengamede.Belki çocuk vazgeçmişti belkide geçmemişti,bilmem.Ama;çocuğun vazgeçtiğini söylerdi anam.İnandığımız dinin temel prensipleri arasında “Allah (c.c) her şeyi hikmetiyle meydana getirir inancımız vardır”.Bu noktadan istinatla;her şeyi tas tamam ve yerinde yaratan Allah(c.c).Kimsenin hakkını kimseye koymadığı gibi;kimsede yaptığını yaşamadan ölmüyor.İnsan geçici olan dünya hayatının kendine verdiği güce kanmamalı.Bu gün,yarın elinden gideceği bilinci içerisinde hayatını tanzim etmeli.Ki yarın aynısının kendi başına geleceğini çok iyi hesap edebilsin.

Ana,babaya yapılan hürmet ve iyiliğin karşılığını cennet olarak vermiş bir Peygamberin ümmetiyiz.Yanında yaşlandığı halde cennet garantisi olan değerli varlıklar.Çünkü onlar bu gün hürmet ve iyiliğe muhtaçlar.Ana,babası yanında yaşlandığı halde cenneti garantileyemeyenin burunlarının yere sürüneceğinide Peygamberimiz(sav)buyurmuştur.

Korku ve endişeler bazı şeylerden rücû etmeyi gerektirsede; vazifenin ulviyeti onu ifâ etmeyi gerektirir.Eğer ki ifa niyeti yok ise;kimse sepetini atmasın;beyler,hanımlar.çünkü sıradaki sepetin sahibi sizler olacaksınız…….

21.1.2019

Nl

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın