Toplum mühendisliği

Bismillah;

Üretilip icad edilen her türlü mühendislik harikasına, hak ettiği takdiri vermeyi görev biliriz.Otomobilinden,uzay aracına,en büyük bilgisayar sistemlerinden,bir kağıt inceliğindeki çipe dünyayı sığdıran üstün zeka ve mühendisliğe şapka çıkartırız.Mühendisler elektronik,mekanik alandaki buluş ve icadlarıyla insanlığa hizmet için;kendilerini bir mum misali yakarak tüketmeyi göze alırlar.Ve yaptıkları ilmi hizmetler dolayısylada hep hayırla yâd edilirler.Merdaneli çamaşır makinesini 80 lerde almıştı babam.Anam o makineyi icad edip ortaya koyan insana karşı”Ya Rabbi bu makinayı icad eden insan dini ile dinlensin” derdi.Ev yapan mühendisde aynı şekilde yaptığı eserinde oturan insanların duasını alır.Mühendisliğin insanlığa kattığı kolaylık dolayısıyla da;Hak katındada bir itbarı vardır umarım.

Mühendislerin insan hayatını kolaylaştırmak adına sarfettikleri gayret takdir görsede;mühendisliğin öyle bir ünitesi var ki onun vazifeside yaptığı yönlendirmelerle içtima-i hayatı zehir etmek üzerine bina edilmiştir.Eskilerin deyimiyle nabız-şerbet ilişkisini gayet iyi bilirler.Nabza verilmesi gereken ayarların ardından ihtiyaç olan şekeri belirlemede mahirdirler.Toplum ise farkında olmadan nabız ritminin ihtiyaç duyduğu şekeri almak durumunda kalır.Toplumun sinir uçlarınıda gayet iyi bildiklerinden,alacakları tepkinin dozajınıda gayet iyi ayarlarlar.Toplumu öyle bir hale getirirler ki kardeşi,kardeşe öldüttürecek kadar düşman ederler.Sistemin dizayn edilmesi için gerekli olan şartların oluşturulmasını bile,farkında olmadan bizzat toplumun kendisine yaptırtırlar.Bunlar işinde mahirdirler ve toplumuda gayet iyi tanırlar.Tanıdıkları bu toplumları baştan çıkartıp akla gelebilecek her türlü taşkınlığı yapmaları içinde,ne düzenbazlık varsa her türlüsüne başvururlar.İstedikleri ülkeyi cennet,istemediklerini ise cehenneme çevirirler.İplerini ellerinde bulunduran sahiplerinin isteği doğrultusunda;insanda bulunan her türlü kan gruplarını çok rahat dökebilirler.Onlar için tek önemli olan kendi gelecekleri ve kendi nesilleridir.Geriye kalan bütün insanlık onların ya kölesi olmalı yada hayatı zehir gibi yudumlayarak yaşamalıdır.Hep perde gerisinde kalırlar.Hiç kimsenin onlardan şüphelenmeyeceği şekilde işlerini hallederler.Demokrasisi az gelişmiş ülkerlere demokrasi getireceğim lafazanlığıyla kendi halkını ikna eden toplum mühendisleri,bir yere terör ihraç edeceği zamanda;kendine yapılan bir saldırıyı bahane etmekte beis görmezler(bu saldırıları kendileri düzenlemiş olsalar bile).Herhangi bir operasyonun vazgeçilmez şartı halkın rızasını almaktır.Bu da ancak kendine yapılacak saldırıyla mümkündür.Sonrasında dünya savaşını veya herhangi bir ülkeye yapılacak müdahaleyi olağan hale getirirler.

Benim tanıdığım bir kısım insanlar bir ülkenin önderliğinde dünyanın makus talihini değiştirmek için yola çıktılar.Gayret ve niyet hep bu minhalde olsada her işin ilk günkü safiliğini korumada yaşadığı küçük aksaklıklarla yollarına hep bu niyetle devam ettiler.Zorluklarla mücadele ederek.Bazan iç bazan da dış.Fakat;son 3 senede yaşadıklarını sadece kitaplarda okuyorlardı.Gel gör ki;kitaplardan okunup hayata tatbikide varmış.Toplum tarafından düşman adledilen bu topluluğa şu anda menşei olduğu ülkede hayat hakkı tanınmamakta.Ya göçe zorlanıyorlar yada ölüme mahkum ediliyorlar.Toplum mühendisleri yine düzenbaz oyunlarını icra ediyorlar.Fakat bu mazlumlar;kader denk noktasında,yollarının nereye çıkacağını bilmeden yol alıyorlar.Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler.

23.04.2019

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın