İnanmak

Bismillah;

İnanmadığı şeyleri konuşmamalı insan.Neye inandığını da iyi bilmeli.Bu gün inandıklarıyla yarın çelişmemeli.Bilerek inanmalı;bildiği ve inandığı doğrultuda hareket etmeli.Yalnızca inanmanın yetmeyeceğini de bilmeli.İnandığı bir meselede geniş kapsamlı düşünemeyen her insan en küçük bir sarsıntıda yerinden ayrılmak durumunda kalabileceğini göz ardı etmemeli.İnanmanın bi zatihi hayatın kendisi olduğunu unutmamalı.Yoksa laf-ü güzaf sanatını herkesin yapabileceği gerçeğini akıldan çıkarmamalı.Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz dusturu hep hatırda tutulmalı.Ya olmalı;yada oluyormuş gibi gözükmemeli!

Dava üstün tutulmalı.Ama insani vasıflar göz önünde bulundurulularak.Yaşanılmayan hiç bir dava gerçeği yansıtmaz.Ama bizim kitaplardaki ali değerlerimiz bu demek insanın savunduğu davasına fayda getirmez.Yaşayan hissettirir,yaşayan kabul görür.Yaşamayanın,insanlar tarafından alınacak bir misali de yoktur.Misal temsil iledir.Temsil ise bizzat hayatın kendisidir.Sukunetiyle,samimiyetiyle.Bağırıp çağrmakla değil,hâl ve tavır ile.Din haldir kelimeside malumu ilâmdır.İnsan olabildikmi,çözülmeyecek problemin kalmadığı gerçeğidir.İnsanca ve insanların arasında.insanlığı öne alabildikmi,geri kalanın çorap söküğü gibi geldiğini görürüz.Kimsenin kimseye bir üstünlüğü yok.Ne akıl ile ne güzellik ile.Üstünlüğün tek hali takva.Onu da kendinde yaşadığın müddetçe.Ne kimse bilmeli nede görmeli.Bilen O(c.c) olduktan sonra diyebilmeli.Yaptığını,yapacağını İrade-i külliyeye havale etmeli.Vermezsen alamayız,bildirmezsen bilemeyiz,yaptırmazsan yapamayız.Aldığımız veya sahip olduğunu zannettiğimiz her şeyi bırakıp gideceğiz bu dünyadan.Bir kısmı yapamadığını zannettiği yarım kalan işlerin verdiği hüzünle.Bir kısmıda şükür kazasız belasız birirmek nasip oldu diyerek.Bir kısmı ahu-efgan ile bir kısmı şükür tesbihleriyle.Kime ne nasip olur bilinmez!

Karmaşıklığı ile hiç bir zaman anlaşılamayacak yapıda olan insanın ferahlaması belkide son nefesinde saklıdır.Sona gelindiğinde başlanılacak olan hayatın başlangıcında.O gün;ya sona ermek istersin yada bu hayatın son bulduğuna sevinirsin.Her son bir başlangıçtır.Yenisini bulmak için.Her son bir bitiştir eskiden kalan eski şeyler için.

“Eskiye rağbet olsa;bit pazarına nur yağardı derler”.Ama insanı yaşatan eskiden yaşadıklarıdır.Yaş ilerledikçe,eski;insanın gözünde daha da bir kıymetlenir.Eskiyi hatırladıkça insan olduğunu hatırlar insanoğlu.Ve hayatının sonuna kadar,eski gözünde tüllenir.Ta ki eskiden yaşadığı eskimeyen dostlara kavuşana kadar.

İnsan inandığı şeyleri körü körüne ve inatlaşırcasına yaşamamalı.Bilmeli,öğrenmeli ve düşünce imbiğinden süzerek kararını tayin etmeli.Körü körüne tarafgirliğin kimseye bir faydası olmaz..

22.05.2019

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın