Bismillah;
Konuştuğuna inanmakla,inandığını konuşmanın arasında ki fark;geceyle,gündüz gibidir.Her ikisi de aynı eylemin faliyeti gibi dursada,birinin diğeriyle benzeşen bir yönü yoktur!.Biri konuştuğuna inandıracak insanlar ararken,diğeri sadece inandığını konuştuğundan dolayı kimseye ihtiyaç duymaz.Birinin;doğrularını,doğrulatmaya ihtiyacı varken,diğerinin doğruları kendine aittir ve kimseye ihtiyacı yoktur.İnandığını konuşan;konuştuğu doğrultuda hareket ederken;konuştuğuna inananın yapacağı şey yanılmaktır.Eğer bir olay vuku bulmuşsa olayın faili benim demek inandığındandır.Herkesten önce bir adım öne çıkabilmek.Yaptığın şey;eğri bile olsa.Suçu yüklenebilmek inandığın doğruların neticesidir.Doğru görecelidir ve kişiye göre değişir.Bu günün doğruları,yarın yanlış olarak ortaya çıksada;insan doğrusuna sahip çıktığı ölçüde insandır ve bir çizgisi vardır.İnsan;inandığını düşünmeli,düşündüğünü konuşmalı ve hareketlerini ona göre dizayn etmeli.Her ne yapıyorsa ardını bırakmadan devam etmeli;ki düşünüp,konuşup,uyguladığı onun doğrusu olsun.Bazalarına göre yanlış netice getireceği zannedilen işler;yine aynı kişler tarafından hüsranı hayal olabilir.İmkansızla,imkan dahilinde olan arasındaki fark;senin göstereceğin iradededir.Yani inandığı işte sabır ve sebatdır.Bir işe başlamak onun yarısıdır derler.Fakat biraz daha ileriye götürürsek “bir işe inanmak o’nun tamamıdır”.İnanmak;istikrardır.İstikrar ise neticeye doğru atılan emin adımlardır.
17.8.2019
NL
Yorum bırakın