Dört kiydik

Bismillah;

Biz üç kişiydik der ahmet kaya 5 dakika süren bir parçasında.Bedirhan ,nazlıcan ve ben diye devam eden.suphi imiş onun adıda.başta söylemesede.Özlemini anlatır,özlediği dostlarına.tane,tane.Heyecen ve özlem dolu.Hepside bir kör kurşuna sebep bu dünyadan göçüp gitmişler.Gitmek için olan sebeplerden biri ile..Son kalan,sona kalan anlatıyor onlardan kalanı.”Suphi”.

Biz ise dört kişiydik.Hepsi nevi şahsına münhasır,hepsi kendine ip taktırmaz yağız atlar gibi.4 kişi.Daha çocuk yaşta büyüdük biz.Küçükken büyük adamlar olduk.Olmak zorundaydık.Omuzlarımıza yüklendiğimiz yük;küçük bedenlerin altından kalkabileceği ağırlıkta değildi çünkü.Şartlar,konjöktör büyüttü bizi.Yoksa kim isterdiki büyümeyi.Herkesin hep çocuk olarak yaşamayı istediği şu dünyada.Dört kişiydik!Dört yağız delikanlı.Saad,Mus’ab,Zübeyir ve enes.İnsan,insana kesintisiz otuz sene dostluk yaparmı?Evet,yaparmış.Daha hala birbirini çocuk gibi ararmı.Hemde en zor şart ve durumda bile.Ararmış!Bu gün onunla görüşeceğim bu kazağı o hediye etmişti(10 sene olmuştur hediye edeli) diyerek telefon karşısına öyle geçmek isteyen Zübeyire,eşi”siz delisiniz” dediğini kendisi aktarmıştı.Evet;deliyiz biraz.

Ta çocukken ayrıldık birbirimizden.Ta küçükken tatmıştım ayrılığın acısını.Büyüğün ayrılığı yaşaması kolay olur belkide.Ya hislerine hakim olur,yada halden anlayan birine içine döker.Ya o küçük beden,küçük akıl ne yapabilirdiki?Daha küçükken büyümeyi öğrendik.Şimdi öğrendiklerimiz sadece tekrardan ibaret.

Herbirinin hikayesi ayrı ayrı 4 delikanlı.Dönemlerinden seçilmiş 4 Nadidei gül.

Saad bin ebu vakkas’a istinadendi adı.Yiğitti,vakurdu.Bu gün gösterdiği tavırlarını o gün öğrenmişti.Şimdi değişen hiç bir şey yoktu onun için.Dünya adına olan her şeyin,varlığı yada yokluğu onun tavırlarında hiç bir değişikliğe sebep olmuyordu.

Hz.Mus’ab (ra) gibi yakışıklı olmasına binaen verilmişti ismi belkide. Mus’ab bin umeyr ile örtüşen tarafı keleş olmasıydı.İçimizde en yakışıklımızdı.Yakışıklı olmanın imtihanın yaşadı ömrü boyunca.Fakat hiç bir zaman öğrendiklerinin aleyhinde olmadı.Garibi sevdi.Ezilmişin yanında durdu.Canlının her türlüsüne sevgi ve merhamet besledi.Kalbinde kötülük bulunmadığından dolayı çevresinden hep alaka gördü.Yaşadığı her şeye rağmen,istikametinde milim sapma olmadı.

Zübeyir; samimiyeti,sadakatiyle vucud buluyordu.Problem çıkartmaktan çok çözümden yana olurdu.Mütebessim çehresiyle insanın kalbine inşarah salardı.Yanında saatlerce dursan,kalkmak istemeyeceğin huzur kaynağıydı.Sukunet sahibiydi.İlk ayrılığı yaşadığımız senenin tatilinde bir araya geldiğimizde bizim didişmemize içerleyerek “ben bir araya gelmenin özlemiyle yanarken sizin yaptıklarınız ne bu böyle”derken;göz yaşlarına hakim olamıyordu.

Ayrıldık,ayrılalı birbirimize hiç doyamadık.Her tatil,her izin vuslat oldu birbirimize.Şimdiki vuslatın ne zaman olacağını bilmeden yaşadığımız bu günleri nerden bilebilirdik ki?

1.6.2019

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın