3. Sene

Bismillah;

Diyarı gurbette üçüncü sene…Mazi içini sızlatıyor insanın.Yaşanılan acı ve tatlı hatıralarıyla.Mazi hep tazedir.Bilinmeyen gelecek insanı heycanladırsa da;mazi gibi masum değildir.Bilinenden korkulmaz.Bilinmeyen ürperti verir.Mazinin sıcaklığı, bilinmesinde saklıydı belkide.Kapının arkasını görememek insanı heycanlandırdığı kadar;korkutur da.Kapı açılıp ta sevimli bir papağanı gördüğünde;savrulan onca tehdidin sahibinin bir papağan olduğunu görmenin kahkasını atar insan.

Evet 3 sene oldu.36 ay veya 1090 gün.Bilinen,geçip giden,hafızaya işlenen 3 sene.Geleceğimizi biçimlendirme şansını ne zaman yaklayacağımızı sorgulayarak yaşadığımız 36 ay.Köşelere sıkışıp kaldığımız,bağırsak bile kimsenin sesimizi duymadığı veya önemsemediği 1090 gün.Elin ayağın ferden kesildiği binlerce saat.Geçmiş;geçti.Geleceğin meçhuliyeti endişe veriyor.Geçmiş sıcak,gelecek sadece beklenti.Böyle olsun,şöyle olsun diye hep bir nizyaz,hep bir temenni.Geçmiş bilindiği için sıcak,bilindiği için korku vermiyor.

Çad’dan başlayan,Irak ile devam eden,hâl itibariyle Hollandada ikamet ettiğimiz;geçen 3 sene.Eskiye göre çok mesafe kaydettiğimizi zannetiğimiz 1090 gün.Hollanda daki hayata yeniden başlangıç noktamız o kadar düşüktü ki.Her gün ilerlediğimizi zannederek devam ettik hayata.Düşmüştük!Kırılmayan kemiğimiz kalmamıştı.İyileşmeye yüz tutan her noktamızın mutluluğunu yaşadık.Bütün kemikleri kırılmış bir insan gibi.Oturum,aile birleştirme,ev,dil kursu ve bu gün iş bulma veya iş kurma gayreti.Ama biz bunları bu güne kadar yapmıştık!Başlangıç noktamız o kadar düşüktü ki;her günümüzü kâr sayarak geldik bu günümüze.Kâr yaptığımızı zannederek.Her hâlin imtihan olduğu bilinciyle.

Acısıyla veya tatlandırmaya çalıştığımız üç sene.Meşguliyetsiz yaşamaya alışmaya çalıştığımız.Bilmediğin bir coğrafyada bilmediğin bir dil üzerinden.Nereye gittiğinin tahmin hakkının bile olmadığı sürükleniş.

Rüzgarın esintisi,dalganın ürperten büyüklüğü.Yapılan yanlışların hayata dair etkisi.Döndürülmeye,tutulmaya çalışılan dümen.Ne kadar da zorluyor insanı tüm bu zorluklar.

Gayret;ulaşılmaya çalışılan her hedef için sarfedilen,insan üstü mücadele.Böylemi olmalıydı diye soruyor insan kendine?Buralarda yaşayan insanları gördükçe.Nerde biz,nerde bunlar demekten kendini alamıyor!Bir hayatımız vardı.Şimdilerde yeniden inşası için uğraştığımız.Geçen üç senede nede çok şeylerimiz değişmişti.Köprünün altından ne kadar da çok sular akmıştı.Köprü yıkılmamıştı ama;suyun rengi bile değişmişti.Başka ülkelerin başka tadda ki suları.

İnsan’ın hatadan müteşekkil olduğu malumumuz!Her hatadan sonra yaşanılan yıkımlar,düzeltilmeye çalışılan psikoloji.Ne zormuşsun be;sen,insan olmak.Hata’nın sahibi ben olsamda;Affedicisinin olduğunu düşünüp,O’na sığınıp rahatlamak.Hata ettim Allah’ım diyebilmenin iç huzurunu yaşamaya çalışmak…

Geçecek elbet bu günler!Daha önce geçmeyeceğini zannettiğimiz günlerimiz gibi.Bunlar da bitecek.Ömür olursa daha ne günler göreceğiz inşallah.Aradığımız huzur ve mutluluk dolu günler.İnsanı ayakta tutan,hayata bağlayan geleceğin bilinmezliğinde saklı olan

güzel günler.Bu günlerin hatıra olarak hafızamıza kazındığı,tebessüm ederek hatırlayacağımız günler…….

Geçmişin sıcaklığının yanında;geleceğin bilinmemezliğinin bize verdiği motivasyonla yolumuza devam ediyoruz…

15.7.2019

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın