Saygı
Yolda, yalnız başına. Güneşi saklamış gri bulutların altında; eskisi gibi ellerin cebinde, ne kimseyi umursuyorsun ne de hayatı. Umarsız, umursamazca. Kendinle, ruhunla barışık olduğun günlerde ki gibi. Kuşların cıvıltısını içine çekerek, bazanda onlara eşlik etmek istercesine, ıslığınla melodi tutturma gayreti içinde. Sakin, sessiz ama; vakur. Kaybolmaya yüz tutmuş yılların arkasından el sallayarak yürümek, yasunlaşmaya yüz tutmuş ıslak kaldırımların üstünde. Hedefsiz, gayesiz; kendinle. Başını kaldırmaya bile gerek görmeden. Başsız kalmış bedenlerin arasında. Gelmemiş fakat; geleceğine inandığın güzel günlerin, sanki köşe başında seni beklediğini bilerek. İnançla, azimle. Günlerden arta kalan gecelerin derin siyahlıklarında. Saygıyla, saygınlıkla…
Yorum bırakın