Bismillah;
Babalarımız dosttu bizim. Yıllarca süren ticari ve kalbi dostlukları vardı. O’nun babası, benim babamdan 14 yıl önce dünyasını değiştirmişti. Çok severdi babam, babasını. Resmini işyerimize asacak kadar.
Biz de dost olduk. Ticari olduğu kadar; kalbi de. Ayda veya iki ayda mutlaka ziyarete giderdim. Amcasıyla muhabbetimiz ayrıydı. Fakat o’nunla gezmek; daha şen oluyordu. Kafası çalışır,espirileri ince nüanslıydı. Hafta da bir mutlaka piyasa değerlendirmesi yapardık. Bazan tutardı; bazan fiyasko. Ama yapmaktan hiç vazgeçmezdik. Babasından kalan işi geliştirmek için; maraton koşucusu gibi sürekli koşardı. Yorulmak, bıkmak kitabında yoktu. Arzuları, tutkuları vardı. Büyütecekti fabrikalarını! Ta ki 7. ayın 15’ine kadar.
Komplo olayı vuku bulmadan aylar önce kafama koymuştum ülkeden çıkmayı. Her ne kadar bu kararımı kimse desteklemese de! O’nu da aradım; nerdesin diye?Yakınmış!Ankara dedi. Gelsene biraz konuşalım deyince; beni kızdırmak için; hanımdan izin alayım da abey dedi. Kıs, kıs gülerek. Hadi bekliyorum gel bu tarafa dedim; sesimde ki tonlamayı artırarak. Ve o gün karar verdik;beraberce yurt dışına çıkmaya. Gidecektik… Bütün her şeyi arkamızda bırakarak. Karar zordu! Gideceğimiz yer; karara göre daha da zor:ÇAD…Dünya’nın en fakir ülkesinden biri.
Plan, program ve Türkiye bağlantıları halledilip yola düşüldü. 2016 ramazanın ilk günü çad’a indik. Ülkenin kaderi de insanlar’ın rengindeydi. Atîsi; ondan daha koyu. İğneyle kuyu kazmaya çalışırcasına koyulduk. Mücadele, çalışmak;vız gelirdi bize. Fakat zemin; namüsaitti.28 günlük saha çalışmasından sonra; bayram geliyor, bi evlere gitsek mi diyerek; Türkiye’nin yolunu tutuyorduk; yedinci ayın dördü…
Bayram, seyran, ticaret derken küçük bir tatil maksadıyla ailelerimizle beraber onların memlekete doğru yola çıktık. Günlerden cuma ve ayın 15’i. Akşam kalacağımız yere doğru giderken radyodan garip olayların döndüğüne dair haberler geçilmeye başlandı. Acıkmıştık. Yemek yiyelim abey dedi. Dinledinmi radyoyu? Bu ney abi, darbe diyorlar! Komplo dedim! Nasıl yani abey?Darbe bu!!Gece ikiye, üçe kalmaz biter dedim. Abi bırak Allahını dedi. Darbe böyle olmaz dedim!O ara küçük biraderim aradı;abi televizyonda darbe diyorlar! Kendini muafazaya al ; mahfedecekler bizi diyerek telefonumdan sim kartımı çıkardım. Bir gün kaldıktan sonra otelde de kalamayız diyerek ordan da ayrıldık.
Ayın 21 inde dönüş biletimiz vardı. Biraz endişeli; ama olabildiğince sakin tavırlarla havalimanında ki kontrollerden geçtik. Anlaşılan; daha aramamız düşmemişti ekranlara.
Çad’a ulaştığımız da; babalarımızın köyüne varmış olsak ancak bu kadar sevinebilecek edayla;bi toprağı öpmediğimiz kaldı. Mesut, mesrur çad günlerimizi geçirmeye çalışırken; Amcasını, yengesini, Annesini ve yeğenini olmak kaydıyla 4 kişiyi içeri aldılar. Geri dönmek zorunda kaldı.Toparlanması,düzeltilmesi gereken işleri vardı. 65 gün sürdü tekrardan çad’a gelmesi. Yorulmuştu. Ama; bir sözü vardı;döneceğim abey diyerek gitmişti. Ve döndü. Babalarımız böyleydi bizim. Söz; senetti…
Hayalini kurduğumuz çad hedeflerimizi gerçekleştirmeye muaffak olamadan ayrılmak zorunda kalıyorduk. Kendi çapımızda hatırı sayılır bir zararla…. Onca yaşadığımız zorluk ve mücadeleye rağmen bir kerecik olsun ne O, bana; ne de ben O’na küçücük bir sitem de bulunmadık. Haddi zatında ilk başladığımız günkünden daha sıkı dost olmuştuk. İnsan zorda belli oluyordu; ki O insanlığını fazlasıyla ortaya seriyordu. Bir kerecik olsun; çadda yaşadığımız felaket gibi günlerde; yüzünü ekşitmedi.Babası da adamdı, kendide…
Yine her şeyimizi arkamızda bırakarak ayrılıyorduk; Rotamız kuzey Iraktı. Fakat; O, ülkede ki durumdan etkilenen ailesinin yanında olmak istiyordu. Büyük bir problemi yoktu O’nun;dönebilirdi. Her ne kadar şimdilerde haftada iki defa imza atmak mecburiyeti olsa da.
Kuzey Irakta iki gece kaldıktan sonra sabaha karşı uçağa binmek için benden ayrılırken yaşadığım duygu yoğunluğunu anlatmak için; O uçağa binene kadar bir yazı karaladım.Ayrılmayı ,ayrılıkları kaldırmazdı benim bedenim. İki seneyi aştı ayrılalı.Teşriki mesaimiz kısaydı ama;birbirimize çok alışmıştık. Bizi;birbirimize yaklaştıran;yaşadığımız zorluklarımızdı…
Şimdilerde yine haftada bir görüşüyoruz en az.Bir saatten aşağı olursa;görüşmedik sayıyoruz.Bir gün;yine bir araya geliriz ümidiyle hayaller kuruyoruz…
Çad günlerimiz zordu.Fakat bu gün tebessümlerle hatırlıyoruz.Gelecek günlerimizde bu günleri tebessümlerle hatırlamak recasıyla…
18.9.2019
NL
BOL
Yorum bırakın