Tekerrür

Bismillah;

Tarihin tekerrür etmek gibi kötü bir huyu vardır. Ve insanlar; tekerrürüne sebebiyet verirler. Çünkü ibret gibi bir müessese çalışmamaktadır. Devri-daim yapar dünya. Ola gelen şeyler bir öncekinden çok farklı değildir. Dünyanın işleyiş şifresini çözen; işlerini, projelerini, hedeflerini, hayallerini gerçekleştirme kolaylığı yakalar. Hayat; ritim zikzaklarından oluşur. Bir aşağı, iki yukarı; iki aşağı bir yukarı. Kalp ritim çizgileri gibi. Kalp; zaten hayatın bütün ritimlerini içermezmi? Sabah hayallerimizin tepe noktası olurken, öğlene doğru düşüşler, akşam uykuya dalarken en tepe noktada hitama erer. Her yeni sabah; azmi simgeler. Ulaşılacak hedeflere doğru koşturur, biz koştukça hedefler uzaklaşır, yakaladıkça elimizin arasında toz bulutu gibi dağılırlar. Koşarız yine de bıkmadan, usanmadan. Hiç bitmeyeceğini zannettiğimiz dünya hayatının zikzakları arasında. Dalgalar bir yukarı alır bizi, bir aşağı. Bazan ufkumuz olabildiğince geniş; bazan olabildiğince kör. Geniş iken özgüven, kör iken hafakan kaplar vucudumuzu. Zikzaklar çizeriz. Tıpkı kalbin ritmi arasına sıkıştırılmış hayatımız gibi. Bir yerlerden, bir noktadan çıkışlar ararız; zıplayıp kutulmak için; kör ve dar yerlerden. Zorlarız, yayı gerer gibi gereriz kendimizi. Bazan ok yerinden çıkar, yayın göndermesine müsade etmeden, bazanda yay kırılır. Üzülür, yıkılırız. Tekrar çekersin yayı, bir daha, bir daha, bir daha. Ne yay vazgeçer hedeften, nede sen.

Vazgeçilmez yaratmış, Yaradan. Vazgeçemiyoruz mücadaleden. Her düşüşün, her yenilginin tadına baksak ta; tatmadığımız kaldımı diye yeni mücadelenin peşine düşüyoruz. Yine düşüyor, yine yeniliyor; ama yine de en iyi yenilgimiz bu olmadı; hadi bir daha seslerinin arasında arenaya çıkmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Son altın vuruşu arayan eroin bağımlısı gibiyiz. Altın vuruş arıyoruz.Hayatta ki hedeflerimiz gün geçtikçe değişiyor. Küçükten başlıyoruz ama her geçtiğimiz hedef toz bulutu gibi dağıldığında yenilerini koyuyoruz ufkumuzun ulaştığı son noktaya. Ya rovöşata yapacağız; ya da vole. Hayallerimizi kovalar; yakaladığımız herbiri için içimize sığmayan duygularımızı dışa taşırırız. Kutlarız iç dünyamızda çılgınca. Yaşabileceğimiz mağlubiyetlerden habersiz. Daha iyi yenilgilerin yol kavşaklarında bizi beklediğini umursamadan. Koşarız sabırsızca; galibiyet umduğumuz yeni mücadelelerin peşinden. En iyi yenilmenin tadı damağımızda daha kurumadan. Bir daha, bir daha, bir daha seslerinin verdiği motivasyonla. Arenada aslanlar bekliyormuş kimin umrunda. Bir eroin bağımlısı gibi ALTIN VURUŞUN peşindeyiz…

10.12.2017

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın