Sinan

Bismillah;

Haftada bir aynı saat ve günde arardı. Geçen hafta arayamamıştı. Bu hafta yine aradı. Hal hatır derken; durumlar nasıl, dedi? Borsanın zikzakları gibi, dedim. Hayat böyle değilmi? Bir aşağı bir yukarı! Hem; hayatta olupta dertsiz olanmı var, dedi. Fakat eskiden de oluyordu ama; bunlar eskiden olanlara benzemiyor ki dedim, işi aymazlağa vurmak istercesine; gülerekten. Eskiden Neşet, Müslüm mü dinlerdim ben, dedim. Biraz buruk bir gülüşle! Derdin kadar adamsın, dedi. Gayet ciddi bir tonlamayla. Ne yani; eskiden adam değilmiydim, dedim. Eskiden de adamdın ama; şimdi derdinin büyüklüğü nisbetinde, dedi. Büyük laf ettin, dedim. Hem de çok büyük. Derdin kadar adamsın…

Hollywood filmlerinde biri büyük laf ettiğinde; bu söze içilir derler. Bende öyle dedim. O da ordan; portakalmı, kayısımı, dedi. Gülmesine hakim olamayarak. Yok, gerçekten büyük lafdı, söylediği. Derdin kadar adamdın! Adamlık dertle ölçülebilirdi. Fakat içimde ki rüzgarlara, dalgalar gibi kabaran azmimime gem vuramıyordum. Zor geliyor; böyle evden çıkmak için sebep bulamamak. Yutkunuyorum.

Her günün geçeceği inancıyla, ayakta kalabilir insan. Bir parça da olsa, güzel günlerin gelebileceği ihtimaliyle. Hep geleceğe atıfta bulunuruz, geleceğe yatırım yaparız. Bir gün, bir yıl, bir asır sonraya. Biz kışta geldik diyenler gibi. O da yıllar sonrasına atıfta bulunurken; cennet asa baharlardan dem vuruyor. Fakat bizimki de değilmiş diye anlıyoruz sonrasında, bahse konu; cennet asa baharlar. Kışlar devam ediyor. Bazan donduruyor, bazan buz kesiyor. Kış, kışlığını yaparken; puşt ta boş dumuyor. Puştluk yapmanın peşinde.

Dertlerin bitebileceği ihtimalini sevdik. Derdi; sahibinin hatırına. Şaha kalkınca dertler, sitem değil ama; bir buruk selam gönderdik. Bunaldık demekten utandık. Ama; bunaldığımız günler oldu. Derdimiz kadar adamdık. Dertler çoğalınca adamlığımız da çoğalıyormuş. İrili, ufaklı dertleri olanların derdini de sırtımıza aldık. Sanki derdimiz azmış gibi. Adam olabilmek hevesiyle. Ne garip işler yaptık.

Hezeyandan, hezeyana savrulurken; ilerleme azim ve gücümüzü kaybetmeden, heybe yeni dertlerle dolu; adamlığın büyüklüğü her ne kadar derdin büyüklüğü ile ölçülüyor olsa bile, bizim oraların tabiri ile; benim adamlık çok su götürse de, dertler yol arkadaşı olarak devam ediyoruz…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın