Askerde bir tabir vardır; kolluk bende, kıllık bende diye. Nöbetçi kolluğunu takan rütbelinin borusu öter; o gün. O ne derse; o olur. Dünya üzerinde ki hüküm sahipleri de para sahipleridir. Para onlarda, puştluğu yapan da onlar. Enteresan bir bilgi sunayım dağarcığınıza; dünya gelirinin %82 sini % 1 lik dilim alırken kalan % 99 luk insan kitlesi, % 18 i tepe tepe kullanmaktadır. Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; yaşasın kefenimin kefili kara borsa. Diyerek vakti zamanında böyle tepkisini ortaya koymuş, Necip fazıl. Ve bu düzenlerinin değişmemesi için de ellerinden gelenin fazlasını arkalarına koymuyorlar. Önce terör icad edip, sonra ihraç ediyorlar. Bürksel, Paris, Londra, veya Newyork’ta olan bir terör saldırısının önce fail terör örgütüne yüklenilmesi sonrasında hangi ülkeye operasyon düzenleyeceklerine karar verilmesi ihracatın ilk ayağıdır. Yapılan operasyona da şöyle afilli bir isim buldularmı işlem tamamdır. Demokrasi getireceklerini, işidden temizliyeceklerini, kimyasal silahtan arındıracaklarını söyledilermi yapılacak operasyon gayet sevimli bir hale de getirilmiş olur. Medya yolu ile insanlar anlatılanları sorgulamaksızın kabul ederler. Medya dünyanın en tehlikeli silahıdır. Sonrasında patlasın silahlar, ölsün kalan % 99 luk kısımdan geriye kalanlar. Hiç bir savaş duygusal veya milliyetçilik gibi absürt bir sebepten ötürü çıkmamıştır. Bütün savaşlar ekonomik sebep ve kaygılardan dolayı çıkmıştır. Kimse kimseye yardıma gitmek için savaş çıkartmadığı gibi kimse kimsenin kara gözüne selvi boyuna vurulduğu için de çıkartmaz. Bütün kaygıları ekonomiktir. Girme sebebi ne olduğu belli olmayan Irak, Kuveyte girer; sonra Amerika gelir oraya konuşlanır. Kimyasal silah temizlemeye giderler Irağa; ama bir tane bile bulunamaz. Daha aklınız gelebilecek her türlü savaş ve operasyonları sayabilirsiniz. Darbeler yaptırır yönetimi değiştirirler. Aynı ülkede bulunan insanları birbirine düşürecek sebepleri gayet iyi bilip uyguladıklarından dolayı çok rahat bir şeklide ülkeyi mozaik halinde birbirinden ayırıp rahat bir şekilde birbirlerine düşman ederler. Bunu sadece Türkiye’de yapmıyorlar. Aklınıza gelebilecek bütün ülkelerde.
Ekonominin, paranın ana merkezi İngilteredir. Bütün bankacılık sistemi ordan çalışır. Dünyaya dağıtılacak krediler ordan dağıtılır. Dünya ülkelerinin altınlarının çoğu orda teminat için bekletilir. Belirledikleri uluslararası derecelendirme kurumları aracılığıyla kredi verilip verilmeyeceğini karar verirler. İstedikleri ülkeyi bir dönem zengin, müreffeh yapar, istemediklerini aynı gecenin sabahına yerle yeksan edebilirler. Bir devletin, devlet olabilmesi askeri gücü ile değil, ekonomisi güçlü olan askeriyesini de güçlendirebilir, ekonomik verilerinin düzgün ve düzenliliğiyle alakalıdır. Bu arada türkiye gibi üçüncü dünya ülkelerinin askeri güçlerinde kullandıkları aletlerin( tank, uçak, helikopter, tüfek vb) hepsi de bu arkadaşların nezaretinde gerçekleştirliyor. Hani; Türkiye arada bir Suriye’ye girince göğsü kabaran saf anadolu insanına küçük bir uyarı; kabarmasın.
Yorum bırakın