Hataları tecrübe

Bismillah;

Hayatın tecrübe olduğuna inanan insanoğlu, tecrübe ederek öğrendiği aynı yanlışları yapmaktan hiç dur olmayarak; bedelini bir kez daha ödemek zorunda kaldığı hallere düçar olur. Bunu da hiç akıl etmiyormusunuz, veya hiç düşünmüyormusunuz diye, Kur’an da en çok tekrar edilen ayetlerin sanki kendisi için söylendiğini hiçe sayarak. Tecrübe edilerek öğrenilmiş bir hadiseyi; tekrardan tecrübe etmek malesef ahmaklıktır. Ve malesef hafızai beşer nisyan ile malul olduğundan dolayı, insan hafızasının kendine sunduğu nimetten istifade edemez. Yanlışlar zincirini uç, uca ekleyerek devam eder. Bu olmadı; sizde deneyebileceğim daha iyi bir yanlış varmı? Dercesine yeni yanlışlara malesef yelkenler açar. İlimin kendini bilmek olduğunu öğrenmek için yıllarca Tabtuğ’un dergahına su çekmekten başka bir işi olmadığını zannedip ayrılan Yunusun düştüğü durum gibi. Kendini tanımaktan hep aciz kalır insanoğlu. Damarlarının içinde dolaşan şeytan’ın desiselerine malesef kanmaktan kurtulamaz. Cüzi iradesiyle, cirminin üstünde cürümler işler. Son durağın kara toprak olduğu gerçeğini hiçe sayarak. Ne iradi olarak iradesine hüküm geçirebilir ne de ip taktırmaz nefsani arzularına. Çelişki ve ikilemler dünyasının müdavimi olur. Kalb ve vicdan dengisinde ki topuzun dengesi; duvar saatinde ki sarkaç gibi bir o yana bir bu yana savrulmaktan başı döner. Dengesini ve de şirazesini kaybetmiş bir insan yavrusunun topluma veya kendine; iyilik, güzellik ve doğruluk adına da sunacağı hiç bir gerçeği bulunamaz…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın