Doğruluk

Bismillah;

Doğru incelir ama; kopmaz derdi, Babam. Doğruluk en büyük hazinedir diye de dillerde dolaşan kulakların aşina olduğu ama; çoğu insanın doğruluk samur kürk olsa üstüne giymekten kaçtığı bir meziyet. Halbuki çok sıradan bir şey olması gerekirken sanki herkeste bulunalbilmesi yüksek istidat isteyen durumdadır; doğruluk. Yalan kolay gelir insana. Söyler geçer. Bazıları da profosyoneldir. Ev yapar gibi temelden çatıya kadar her şeyini tastamam ederler. Veya ettiklerini zannederler. Anam; yalanın binası olmaz yavrum derdi. Demek ki onların anası söylememiş. Veya söylediyse de bir kulağından girmiş, diğerinden çıkmış. Sözün; kafanın içinde değebileceği beyin diye bir kavram da yoksa; sözün diğer kulaktan çıkışı da gayet hızlı olmuştur.

Doğrunun yolu biraz zordur. Başı pek dertten kurtulmaz. Çünkü hem kimsenin duymak istemiyeceği şeyleri söyler; hem de söylediği sözlerle mutlaka birilerinin kuyruğuna basmış olur ki; ortalığı ayağa kaldıran çenilemelerle karşılaşır. Doğrudan canı yanmayan, doğru olandır. Yalancılar, doğru karşısında vampirlerin hac karşısında korktukları gibi korkarlar. Hiç bir zaman ışık tutulmuş tavşan gibi kalmazlar. Çünkü mutlaka yeni yalanlarla hayatlarını devam ettirmenin yoluna bakarlar. Bir girdinmi o mecraya; otabana girmiş araba gibi bir daha çıkman çok zor olur. Hele bir de uzun metrajlı yalan söylüyorsa; o zaman denize açılmış gemi gibidir. Dönebilmesi çok zaman alır. Elbette ki dönmek isterse.

Her kim ne söylerse; inanırım. Kimsenin yalan söyleyenibileceği ihtimalini düşünmem. Ama eğer önemli bir mevzu ise çok uzun vadeli takip ederim. Yalan binası çürük temeller üzerinedir.Her işin temeli önemlidir. Temeli iyi olmayanın, çıkacağı katlar mutlaka çökmekle sonlanır.

Gerçekler zihnin derinliklerinde saklıdır. Ve derinlerde de olsa, çıkmaya meyillidir. Detaylar, gerçeklerin anasıdır. Detaylara baktığınız da; gerçekler kucaklar sizi. Tıpkı bir bulamaca beya üç boyutlu tesim gibi. Bakış açısını doğru ayarladığınozda gözünüz başka şeylerle karşılaşmaya başlar. Her ne kadar yalan sahibi bunu fark etmese de.

Kolay gelir yalan. Söyledimi; kurtulduğunu zannedersin.Devam edersin yoluna. Senin arkan sıra geldiğinin farkında olmadan, söylediğin yalanların. Yılandan korkmam, yalandan korktuğum kadar, derdi bir arkadaşım. Çok korkardı gerçekten. Elbette yılan zararlı bir hayvandır. Fakat berdiği zarar kişi ile sınırlıdır. Fakat yalan; bir aileyi, bi mahalleyi, bir şehri, bir ülkeyi mahbedecek güçtedir. Yalanın gücü kendine münhasırdır. Söylendiği ortama göre yapacağı şiddeti belirler. Bir kişiden, milyonlara kadar ulaşabilme şansına sahiptir. Zehri her tarafı sarabilir. Panzehri de yok gibi birşeydir. Çünkü yalancıların yalandan vazgeçtiği pek görülen bir tabiat değildir. Vazgeçemezler, vazgeçerlerse biteceklerine inanırlar.

Yalan kolaydır zanneder yalancılar. Ve bir yalancının en zor durumu nedir biliyormusunuz? Kimsenin, ona inanmaması değil, o’nun kimseye inanamamasıdır…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın