Teşekkür

Teşekkür.

Umudun, umutsuzluğa doğru yol aldığı anda geliyor; insanı umuda sürükleyen umut dolu dönüş. Döndüğünü, geldiğini görmek insanı mutlu ediyor. Sen de canlısın, senin de merhmetin var; ne olursa, olsun bir canlının üzüldüğüne dayanamazsın.

İnsan çözemediği, çözümleyemediği hadiseler karşısında; sıyırmanın virajlı uçurumlarından slalom yaparak geçiyor. Uçuruma yuvarlanmak; saniyenin onda birine, metrenin de yüzde birine düşüyor. İnce bir çizgiden daha da inceliyor. Hadisenin çözümsüz oluşu, uçurumun yüksekliğini, kayaların sivriliğini;

Portre olsa daha da bir belirginleştiğini gösteriyor insana. Uçurumun kenarlarından dönüyorsun. Başın şişiyor. Yaşanılan stres dolu anlar. Çareyi bazan el frenini çekip dönüşlerde arıyorsun. Çünkü yaşadığın buhran, yaşamını çekilmez bir hale getiriyor. Fakat; verdiğin söz aklına geliyor. Sessizce, sessizliğe bürünüyorsun.

Hayatımda yorulduğum, yıprandığım günlerim oldu. Ama son bir haftada ki kadarı hiç yaşanmadı. Yaşamın anlamsızlaştığı dakikaları yaşadım. Sönük, gri. Renk tonlarını yitiren bir hayat. Başının altında ki yastığın taştan daha sert olduğu zaman dilimleri. İnsan olmanın ruhsal durumlarından birini, en sert şiddette hissederek yaşamak. Kaçar gibi uzaklaşmaya çalışmak. Fakat eli, kolu prangalı olmak.

Rüyamda görmedim ama Çınar geri gelmiş. Belki halime acırda bir, iki çiftte kelam eder. Konuşunca rahatlıyabilirim belki. İnsanlar psikoloğa neden gider biliyormusunuz? Kimseye anlatamadıklarını onlara anlatabildikleri için. Yoksa onların ellerinde sihirli bir deynek olduğu için değil! Eğer Çınar, benimle konuşursa ben de ona anlatırım. Pisikologlar bana göre değil…

4.4.2020

NL

Saat 00:44

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın