Tecrübe;
Kaç yaşındasın? sen derdi, babam. Biraz haşin, biraz da bir şeyler öğretmek istercesine sempatik bir tavırla. Ben; 24 derdim. Babam; senin tam iki katı yaş tecrübem var, sıpa derdi. Sempatik tavrını biraz daha ortaya koyaraktan. Tecrübe yaşanmışlıklardı. Parayla alınamazdı. Para kaybı olurdu fakat; paranın karşılığında alınan bir şey değildi. Yaşamak gerekirdi, öğrenmek için. Ya da yaşamışların sözüne kulak asmak. Amerika’yı tekrardan keşfetmenin bir anlamı yoktu aslında; eski yaşanmışlıklardan ibret alınsaydı! Hayat; insan’ın tecrübe ederek öğrendiği, bazılarına göre çok kısa, bazalarına göre uzun ince bir yol. Taşlı, kesekli veya asfalt kalitesinde. Kızım yazıyı yazdırmamak için her türlü müdahalede bulunuyor şu anda. Kendisinden kurtulduğum anda göz ucuyla da olsa yazmaya devam etmeye çalışıyorum. Çocuk; bir insan için öğreneceği şeylerin tamamının bir kaç katından daha fazla öğreti taşır. Biz, çocuklara bir şeyler öğrettiğimizi zannederken; onlardan öğrendiklerimizin farkında bile olmayız. Bir çocuğun öğreteceği veya ondan öğreneceğimiz çok şeyler var aslında. Sadece; nasıl öğreneceğimizi keşfetmek; öğreneceklerimiz adına bize kolaylık sağlar. Babam, bana öğrettiklerinin karşılığını almaya başladığını gördükçe, yüzüne yansıyan haklı tebessümün gururunu yaşardı. Öğrettiklerimi; benden iyi uyguluyorsun der ve kendi iç dünyasında iyi bir öğretmen olmanın verdiği hazzı yaşardı. Her insan; bir dünya, her çocuk; hem öğretilecek hem de öğrenilecek uçsuz bucaksız bir deryadır. Kızım’ın önü alınmaz müdahaleleri altında, aklıma bunlar geldi.
Sıradan olayların insana öğreteceği herhangi bir yenilik olmaz. Belli helozonik yapıda, bir aşağı bir yukarı hareket ritiminden ibaret bir hayatın, tecrübeler zincirine katacağı şey; Osmanlı’nın son dönemlerinde, askeri gayrete getirsin diye seferlere götürdüğü mehter takımının; bir ileri, iki gerisinden fazla bir şey katmaz. Farklılıklar insanı farklılaştırırken, kendi adına da; farkındalık oluşturmasına ışık tutar.
İnsan kısa veya uzun; hayat yolculuğu esnasında farklı tecrübelerle karşılaşarak yoluna devam eder. Bazısıyla daha önceden karşılaşmış olsa da, yeni karşılaştıkları karşısında; ben daha önce hiç böyle bir tecrübe yaşamamıştım der. Her ne kadar yaşamadığı bu tecrübeyi aktardığında; olumsuz manada dönüşler alsa da. Yeniliğe açık olan insan hayatının her an bir türbülansla karşılaşabileceği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir.
Hayatta ki tecrübeleri yirmili yaşlarında gelecek kurmak, iş, eş bulmak uğruna yer değiştirmişlerin; biz de çok zorluklar yaşadık diyerek başladıkları cümlelerle mukayeseye başlarlar. Mukayesenin benzerliği sadece yer değiştirmek olan yaşananları. Bir şey olamadıkları kendi ülkelerinden çıkışlarını anlatırlar. İlk zamanlar biz de böyleydik derler; senin nasıl çıktığını bilmeden. Yaşadıklarını, yaşadıklarınla eş tutarlar, farkında bile olmadan. Tecrübe aktarımı yaparlar; hayatında tecrübe yaşamamışlar. Veya tüm tecrübesi burayla sınrlı olanlar.
Tecrübe denilen ağır maliyetli değeri öğrenecek birini arıyorsanız ; hoca Nasrettin’in, damdan düştüğünde, gelen doktora sorduğu gibi; sen damdan düştün mü doktor diye sorusunun üstüne biz de küçük bir ekleme yaparak, kaçıncı kattan sorusunu ekleyebiliriz…
18.4.2020
NL
Yorum bırakın