Bismillah;
Dünya’nın en azılı pazarlama politikasına sahiptir İngilizler. Eğer, cent miktarı menfaatleri varsa; dünyayı yakmaktan bir lahza üzüntü ve elem duymadan gerçekleştirirler. Hile ve entirika onların bahçelerinde yetişmiş en köklü ağaçtır. Bir kızıldereli atasözünde“eğer bir derede kavga eden iki balık gördüyseniz, ordan mutlaka uzun bacaklı bir ingiliz geçmiş demektir” sözü, Amerikanın batı avrupalaştırılması adına yapılan düzenbazlığı ve entirikayı gayet iyi betimlemiştir. Deha noktasında zekalarıyla dünyaya istedikleri düzeni vermekten hiç dur olmuyorlar. Din’den çok kendi kültür ve ekonomik gayeleri üzerine bina ediyorlar düzenlerini. Uymayanları gayet uyarıcı hareketlerle uyarmaktan da hiç çekinmiyorlar. Bkz. Japonya, Almanya, Osmanlı v.b. Ama asla kendilerine düşman bir topluluk bırakmadan. Düşmalarınızı da imal edip; kucağınıza bırakıp gidiyorlar. Fakat; bütün uluslararası anlaşmaları lehlerine dizayn edecek şekilde. İngilizce’yi hepimiz Amaerika’nın dili zannederiz. Belki de dünya coğrafyası üzerinde ingilizce’nin dünya ortalamasının altında kaldığı bile söz konusu olabilecekken. Çünkü orası yetmiş iki buçuk milletten müteşekkil bir devlettir. İspanyollar, çinliler, japonlar, türkler, güney amerikalılar ve aklınıza gelebilecek her ülkeden toplama bir devlet. Bahsettiğim bütün milletler de kendi dilleriyle birbiri arasında iletişim kurmaktadırlar.
İngiltere’nin büyük gelir kaynaklarından birisi de kendilerinin basıp dağıttığı ingilizce öğrenme kitaplarıdır. Kuşe kağıttan yaptırırlar çoğunu. Fakat; hepsi fiyatlarıyla el yakarlar. Ve bunların tüm dünyaya pazarlandığını düşünün. Çok para yapıyor değil mi? Herşeylerini ama; istisnasız herşeylerini çok güzel pazalıyorlar. Dünya’nın asilzade çocukları.
Edebiyatlarını da!Shakespeare( şekspir) lerini de. Hamlette ki sıradan bir cümleyi öylesine çok tekrar ettiriyorlar ki insan’a. Zannediyorsun ki bunu söylemesem, ben tüm dünyadan bigane kalırım. Ben de söyleyerek bu tekrara katkı da bulunmuş olacağım söz:”olmak yada olmamak. Bütün mesele bu”. Söyleyerek ben de eksik kalmamış oldum. Yoksa kendimden bir parçanın eksikliğini yaşayarak devam edecektim hayatıma. Her neyse. Ne ifade ettiği? Ne için,insan taifesini gaza getirmek adına söylendiği meçhul bir cümleyi bile bizim belleklerimize öylesine işlemişler ki; kurtulup kendi benliğimizde bulunan daha okkalı bir kelimeyi bile aklımızın ucuna getirmekten bizi alıkoymuşlar. Bu cümlenin karşısına”kararlılığı”
koysanız daha bir basiretli duruş sergiler. Diğeri; sanki bir donkişotluk ifade ediyormuş gibi. Güvensizliğine güven oluşturmak için aniden saldırıya geçme gücünü oluşturma. Şu cümle bana her zaman daha sıcak ve daha içten gelir” “Kararlılık varsa bir yol bulunur”.Kahramanlık; kararlılığa vabestedir. Ani çıkışlarla yapılacak hamlelere değil…
16.5.2020
NL
Yorum bırakın