Corona

PARA, EKONOMİ, CORONA…

Mel Gibson’un bir film var. Jullia Roberts’la oynadığı. Komplo teorisi. Dışardan bakıldığında; adam biraz kaçık, biraz paronayak bir tip. Ve, her taşın altında komplo arayan bir yapısı var. Film’in sonuna kadar hep bir vehim olarak sunulan saplantılar, film’in sonunda, FBI baskınıyla, kaldığı yeri terk ederken, ateşe vererek ayrılan Gibson’un bütün teorileri gerçekle yüzleşmeye başlar. Peki; gerçekler bir film senayosunda anlatıldığı kadar ürkütücü ve komplike mi?

Bana sorarsanız? ondan bir tık daha yukarda! Yapma yav diyorsunuz ama; yaptım bile. Belli şeyleri regüle etmek isteyen sistem sahipleri taşları yerine oturtmak için, önce fay hatlarının kırılmasını kolaylaştıracak eylem planlarını devreye sokarlar. Eylem, insani ve psikolojik tepkiler minimize aksaklıklarla kontrol ederek; senaryo kusursuz bir şekilde işletilir. Önemli olan eylem’in bizzat kendisi değil, toplumu götürmesi hedeflenen mecradır. Sebeb’in kendisi, eylem olmaktan öteye gitmeyip; neticesi, bi zatihi hedeflenen amaçtır.

Dünya üzerindeki bütün değerlerin grafiksel özellikleri vardır. Altın’dan tutun gümüş’e, buğday’a, petrol’e, kahve’ye ve en önemlisi sanal para dünyası borsa ve türevleri olan diğer sektörlerin hepsinin grafikleri vardır. Yapılan bütün eylemlerin netice odaklı hedefleri, bu grafiklere yansır. Bir yerde toz kalkıyorsa toz’un ulaşacağı noktaya bakın. Toz’un kalktığı yer en önemsiz noktadır.

Dünya 2008 de oluşturulan Mortgage (morgıç) krizinden beri önü alınamayan bir ekonomik yükseliş göstermekte. Para zatında değer kaybederken; emtia (para karşılığında alınan her şey) değerleri para karşısında değer kazanmaktadır. Para’nın satın alıbabilme gücü, tüm emtialar karşısında küçülme göstermektedir. Para’nın değer kazanabilmesi için; biraz saklanması, ortalığa çok çıkmaması gerekir. Ortalıkta çok dolaşanın kıymeti olmaz. Kendini bir gösterip, geri çeken kıymetli olur. Oluşturulan korku sendromunun ilk neticesi; para harcama alışkalığında yapılacak değişiklilerdir. Yapılan kültür değişikliği emtiada ki talep azlığından dolayı gerileme göstermek zorunda kalır. Para zatında kaybettiği değeri, emtia karşısında tekrardan toparlamaya geçer. Korku bütün kültürlerin, alışkalıkların değiştirlebileceği en etkili yöntemdir.

Bir hadisenin önlenmesinin kolaylığı; sır halinde muhafaza edip, idare etmektir. Ne kadar dillendirilirse kontrol ve idaresi o kadar zor bir hâl alır. Hele bir de medya’nın enva-i çeşidiyle köpürtülüyorsa; hedeflenen şeyin bi zatihi hadisenin kendisinden çok ulaştırılması istenen bir mecrası var demektir. Bu gün corana virisü diye ortaya atılan gündemin etkilerini göz önüne aldığınızda daha anlaşılır olur herhalde. Ulaşmak istedikleri hedeflere gitmek için; ilk bakışta hadisenin kendisine yapılan yüksek dozajda ki yönlendirmeler, günümüzün müstesna iletişim araçlarıyla daha da pekiştirilir. Köpürtmek istemedikleri hiç bir hadise; ekranlarda veye sayfalarda yer alamaz.

2001 yılının 11 eylül’ünde gerçekleşen; ilk bakışta iki trade center’ın yerle bir olmasıyla sonlanan, Amerikada ki saldırının yansımasında, dünya üzerinde yapılacak bütün operasyonları legal hale getiren bir yapının daha neler yapabileceğini kestirmek zor olmasa gerek. Ticaret merkezlerine yapılan saldırıyı bütün açılarından kamera kaydıyla çekip, medyaya servis yapıp, bizlere sanki bir hollywood film kaliteisnde sunum yapan, güç sahibi zihniyetin daha neler yapabilecekleri konusunda az çok fikir veriyordur umarım.

Hadiselere hep bir komplo teorisi gözüyle mi bakmak lazım? Takdir-i ilahiyi göz ardı etmiş olmuyormuyuz diye sorarsanız? Elbette ki Allah’ın dediğinden gayrisi olmaz. Allah ne emrettiyse o olur. Fakat bu oldurulan olayları; hangi puştun eliyle yapıtırıyor ona dikkat etmek lazım. Takdir Allah’ın dır. Fakat; biz tedbiri almakla yükümlüyüz…

17.3.2020

NL

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın