Baba ve kızı;
Birbirlerine en yakın iki varlık. Biri sevgiye olan ihtiyacını karşılarken, diğeri sevilmenin. Biri koruma güdüsünün verdiği dürtüyle hareket ederken; diğeri korunma ihtiyacının. Sonrasında birbirlerine karşı oluşan sınırsız muhabbet. Kızı olmayan baba; evlat sevgisinden mahrum. Babasız büyüyen bir kız; herşeyden! Babalar; kızların herşeyidir. Kızlar da, babaların. Sevginin, sevilmenin nüvesini babasında görür kız çocukları. Sonrasında eşinden, çocuklarından.
Baba sevgisinden mahrum büyüyen bir kız çocuğu, başlangıçta alamadığı sevgi nüvesinin eksikliğini hiç biriyle dolduramaz. Bir kız çocuğu için en önemli sevgi: babası tarafından sevilip, önemsenmektir. Diğer kalanlar sadece dolgu.
Her ne kadar kocalarının, kraliçeleri olmasalar da; bütün kız çocukları: babalar’ının prensesidir. Bu duygu; ilerde yaşayacakları komplike durumlar karşısında, ruh derinliklerine bir savunma sistemi gibi kaydedilmemişse; kendini her zaman güçsüz ve yalnız hissederler. Yalnızlık; sürekli sığınacağı yeni bir liman aramasına sebep olurken, güçsüzlük; onu daha kontrolsüz hale getirir. Kızlar; babalarının prensesidir. Babalar; kızların herşeyi. Kız çocuğu için; baba’nın yokluğunu veya eksiklikliğini hiç bir mutluluk dolduramaz.
Fıtraten kendini sevdirme kabiliyeti bulunan kız çocuğu; bunu en çok babasından bekler ve umar. Naz’ın en büyüğünü babasına yapar. İsteklerinin eksiksiz ve kayıtsız olarak yerine getilirileceği bilinciyle. Bir erkeğin en güçsüz olduğu nokta: kızıdır. Kız ise; sevilip önemsenmiş olmanın verdiği güçle; sonuna kadar gider. İstek ve arzularının nereye kadar gerçekleştirildiğini görmek ister. Babalar öncekikli olarak kızlar’ının istek ve arzularını karşılamak için donanımlandırılmışlardır. Sonrasında; diğer kalanların.
Bizim oralarda kız çocukları için ”evin eksiği” derler. Bu gün, yarın yolcu gözüyle bakarlar. Eksik olarak yaratılmışlardır. Onun eksikliğinin farkında olan da babasıdır. Kız’ının limanı ve sığınağıdır baba…
10.4.2020
NL
Yorum bırakın