Aile ve çocuk;
İnsan ırkının en kutsal kurumu; Aile. Aile olgusunu birbirine yaklaştırıp, onu bir bütün haline getiren mahsul; çocuk. Aile fertleri arasında ki en kuvvetli yapıştırıcı. Ebeveynleri, birbirine ayrılmaz halatlarla bağlayan en kuvvetli istinad noktası. Sebeb-i mutluluk, hane-i sürur, gaye-i hayal; ana-baba’nın yaşam veya bir arada kalabilme nedenleri.
Sahib-i çocuk annedir. Baba; bu noktada çok arkalarda kalır. Varlığı vardır fakat; bazan gölge, bazan güneş. Ya yukardadır, ya da çok uzakta.
İlk gününden son anına kadar anne’nin tek yaşam gayesidir çocuk. Bazan sabrı, bazan üzüntüsü, çok az olmakla beraber bazan da sevincidir. Bir anne’nin çocuğu için katlanamıyacağı zorluk yoktur. Anne’nin varlığı; yavrusu rahmine düştüğü günden itibaren, azat kabul etmez kölesi, mesaisinin tamamını o’na adamış hizmetçisidir.
Sürdürülemeyecek bir ilişki için bile, otuz iki dişini günlük sıkmak zorunda kalsa, yavrusunun hatırına bütün dünyalığından vazgeçecek kadar payanda.
Kadın’ın en güçsüz olduğu nokta; çocuklarıdır. Onlar söz konusu olduğunda; akan su, dönen dünya, sürüp giden zaman olduğu yerde kalır. Ta ki; yavrularını güvenli bir noktaya getirdiğine inana kadar.
Arkadyeviç’e boyun eğmek zorunda kalan Doli’nin durumu da bundan farksız değildi.(Tolstoy; Anna Karenina). Çocuklarının hatırına; yenilip, yutulması mümkün olmayan Arkadyeviç’in hatasını yeyip, yutmak zorunda kalmıştı, Doli.
Bitkiler de kendinden sonra gelecek nesiller için son anında tohumunu toprağa dökerek; yeni neslin hayat bulması için kendilerini feda ederler. Her canlı gibi kendinden sonraki yavruları için yok olur giderler.
Bir çocuk binleri, milyonları bir araya getirir.Bir çocuğa duyulan merhamet insanlığı dize getirir. Bir şeyler yaptığını zanneden yetişkin bir insan; yaptıklarının hepsinin kendinden sonrakiler için olduğunun farkında olmadan yapar. Çocuğunu seven, çocuğuna yatırım yapan; en güzel yolu seçmiştir…
Olup, bitenden anladığım budur…
7.4.2020
NL
Yorum bırakın