TAHLİL…
Bu toprakların insanları duygularından, hislerinden arındırılmış. İşlerine ve hayatlarına hislerini karıştırmıyorlar. Hayatın tamamına bir vazife anlayışıyla yaklaşıyorlar. Ve herkes üzerine düşeni yapmak zorunda olduğundan dolayı; kimse, kimseye müsamaha göstermiyor. Herkes; vazifesini, görevini veya üzerine düşen yükümlülüğünü en iyi şekilde yerine getirmek zorunda. Yoksa, tenkit veya ihtarla karşılaşıyorlar.
İlerlemenin mihenk noktası olarak kabul edilen sanayi devrimini, önce kendi duygularını çelikleştirerek başlamışlar. Ateşte kıp kırmız olmuş demiri, çekiç darbelerinin çelikleştirdiği gibi, iradelerinin darbeleriyle en sert kıvamı aldırmışlar hislerine.
Ben merkezli yaşamayı öğrenmişler. Her şeyden önce kendini düşünme, kalırsa, sonrasında diğerlerini. Kimseyi memnun etmek gibi bir prensipleri yok. Önecelik kendi mutlulukları. Acıma, merhamet gibi hisleri var mı bilmem? Fakat yüzlerinde ki tebessümlerinin altında ki gerçeği hiç bir zaman öğrenemezsiniz! Kafa taslarının arka kısmını sökseniz; karşılaşacağınız şey büyük ihtimalle bir kaç piston, yay ve yağ basıncıyla çalışan bir mekanizmayla karşılaşmanız içten bile değil. Bildiğiniz robacop veya gora filminde ki 216. Onların bile bunlara göre daha duygusal oldukları gerçeğini de göz ardı etmeyerek. Makinalaşmaya, sanayi devrimine kafa yapılarını değiştirerek başlamışlar. His yok, duygu yok; hata yok. Mantık hesaplarına uymayan hiç bir şeyin de hayatlarında yer alma şansı da yok. Mantıkla hareket ediyorlar. Robocop’un gözünde ki analiz sistemi gibi bir şey var herhalde gözlerinde. Analiz, tahlil; netice.
Hayata dair yeni bir bakış açısı kazanmak istiyorsanız eğer; mutlaka bu coğrafyanın insanlarını tanımalısınız. Çünkü bilidik insan profilinin çok dışında, bildiklerimizin çok ötesindeler…
9.8.2020
NL
Yorum bırakın