SERZENİŞ…
Gök yüzünde ki yıldızlar. Böyle dostluk mu olur? Ya siz, bana küsün; ya da ben, size. Uzaktan uzağa gönül şen mi olur? Kim demişse gönlünde hissediyorsan mesafenin bir önemi yoktur; boş konuşmuştur. Mesafe acı verir, ızdırap. Ya siz, bana gelin; ya da ben size. Geceler yol gösterir bana, siz gün ışığında gelin. Ben sizi görmesem de sizler, beni görürsünüz. Ortada buluşalım madem. Ben hasret, sevgi kokayım; siz merhamet, muhabbet. Alın kollarınızın arasına beni. Yaslayayım başımı; muhabbet dolu göğsünüze. Kırlaşmış saçlarımı okşayın. Annem’in eli kadar şefkatli. Karanlıkta buluşalım. Görmek isterim sizi. Güneş kapatır çehrelerinizi. Kanat takıp geleceğim . Çünkü sizin gelmekten yana yok niyetiniz. Ya yol göster bana çoban yıldızı. Ya da değiştir yerini; kuzeyden, güneye savrul. Parlama öyle. Yollarım karışıyor. Güneş değilsin ama, gözlerim kamaşıyor. Ben gelirsiniz diye hem kapımı, hem bağrımı açık tutarım hep. Ben gelebilsem yeminle koşarak gelirim elbet. Bir gece vakti geleceğim. Ancak sizi gece bulabilirim. Kayboluyorsunuz gündüzleri. İnsan sevdiklerinin kokusunu alırmış. Uzakta da olsanız kokunuz geliyor burnuma. Gece olunca aklıma geliyorsunuz. Güneş gidince hasret çalıyor yüreğimi. Her birinizin ismi var bende. Tanıyorum parlaklığınızdan hepinizi. Tane, tane sayıyorum isimlerinizi. Atlamadan yavaş, yavaş. Bazan kayanlar oluyor aralarınızdan. Kaysa da gidecek yeri olmadan. Ey Yıldızlar; tutun beni ellerimden, değeyim göğün yüzüne. Serinlik kaplasın bedenimi. Çoban yıldızı bir yol göster bana. Ya da parlama öyle. Gözlerim kamaşıyor sana baktıkça…
21.7.2020
NL
Yorum bırakın