KADER, GAYRETE AŞIKTIR…
Bir yerde hareket başlamışsa; orda değişim kaçınılmazdır. Pozitif veya negatif mutlak surette bir neticeye gebedir. Süreklilik ve plan; neticenin hedeflenen olması yönünde insanın önünü açar. Ortaya çıkan bir enerjinin, hiç bir surette dünya üzerinde kaybı söz konusu değildir. Ortaya konulmuş bir enerji varsa, hedeflenen olur veya olmaz, ama; mutlaka bir sonucu vardır.
Miskinliği kendine yol seçenlerin ulaşacağı mecra; yokluktur. Üretilmeyen bir enerjinin, sinerjik yansıması olmaz. Kader levhi mahfuzdur, fakat; gayret, kader’in maşuğudur. İyi yetiştirilmiş bir kısrağın uzun mesafeli koşusunu izlediği gibi izler onu. Tempo tutup tezahürat yapmaz belki de, ama; gözünü ondan ayırmadan izlediği kesindir. Her bir gayretinin karşılığını vermek adına, önüne çıkan kapıları sonuna kadar açar. Geç bakalım burayı da dercesine. Gözlerindeki enerjiyi görmek için bir bakış yakalamak ister. Aşıktır ona. Aşığın, maşuğundan beklediği bakışı yaklamaya çalışır. Kader, gayret’in aşığıdır. Hem de asırlardan beri hekimlerin çaresini bulmadığı bir maraz olan, aşkın çok ötesinde. Enerjinin kendisine aşıktır, gayretin şahsına.
Hedefine ulaşmayan ok yoktur. Sadece yaydan çıkmaya görsün. Her gün gerilip bir türlü yaydan çıkamayanların ulaşacağı hedef; yay ile ip arasında gidip gelmektir. Başaramaya bilirsin! Fakat yolda olmanın vereceği netice, her zaman farklı olmaktır. Kader, insanın kendi parmakları arasında mıdır, bilemem? Fakat; irade ve aklın, insana verilmiş en farklı özellik olduğu kesindir. Olmayan bir işin sebebi gayretsizlikse; kader, sana aşık değil demektir…
15.8.2020
NL
Yorum bırakın