BARDAĞIN DOLU TARAFI…
Optimistler mi böyle bakar yoksa polyana bir optimist miydi veya bardağın dolu tarafını görmek iyimserlik mi? Peki boş olan taraf gerçek değil mi? Her ikisi de kişinin hayat felsefesini yansıtır. Ve her ikisi de gerçeğin kendisi.
Yazmak bir ihtiyaç mı? Nefes almak gibi mi? Yazmasan olmaz mı? Eksik mi kalırsın? Eksik kalmazsın ama; yazmadığın gün eksilirsin! Düşünebildiğin, düşündüğünü diyebildiğin kadarsın. Düşündüğünü diyemiyorsan; yazıyorsun. Bir parça ferahlamak için. Göğsünde düğümlenen nefesin önünü açmak için. Barajın kapakları açıldığında özgürlüğüne kavuşan su tanecikleri gibi koşuyor kelimeler. Türkü söyleyerekten.
Ben de kuş, böcek, kelebekten yazmak isterim. Fakat harfler müsade etmiyor. Yoksa ruh halim değil! Gündüze, güneşe ben de yazmak isterim. Kelimeler önümü kesiyor. Yoksa gayet şenlikli biriyim! Kış, karla ne işim olur benim. Ben bahar adamıyım. Gel gör ki cümleler yol kavşaklarını tutmuş. Şöyle tebessüm ettirip kahkahalar attıracak yazılar yazmak isterim. Fakat hep böyle oluyor. Parçaları toplayamayan pasaklı usta gibiyim. Bir türlü bir araya gelmiyor harfler. Hazan, hüzün değildi lakin; bi yanım Akif, bi yanım Nazım oldu.
Başlarken bardağın dolu tarafından başlıyorum, sona doğru boş olan taraftan başka yer gözükmez oluyor. Kelebekler, böcekler yuvalarına kaçıyor. Gündüzler torbaya giriyor. Yıldızlar, geceler, karanlıklar kalıyor nasibime. Ben yazmak istesem de harfler gelmiyor benimle. Yalnız bırakıyorlar. Bu harflerle de ancak böyle yazılıyor. Yoksa ben de istemezmiyim, bilmezmiyim; şöyle edebiyat kokan cümleleri bir araya getirip nağmeler düzmeyi. Hep bu kelimelerin vefasızlığı! Cümbüşlü, alayişli sözler de var hafızamda. Cümle alem gibi cümleler de karşı duruyor; terennümlü bir yazıya. Hep harflerin, kelimelerin, cümlelerin suçu. Yoksa benim ne işim olur böyle iç karartan yazılarla. Halbu ki insana neşe, huzur vermeyi severim. Gözü kör olasıca alfabe. Benim için iyi bir yazı oluşturmuyor. Kelepçe vuruyor kalemime. Her ne kadar zihnime vuramasa da.
Ama; söz veriyorum, bir gün harflerin esaretinden kurtulduğumda; en afilli harflerle, en muhteşem kelimelerle, eşine rastlanmamış cümlelerle bir başarının hikayesini anlatacağım. Olabildiğince sade ve sıradan bir şekilde. Bardağın dolu tarafı böyle bir şey olsa gerek. Her şeye, herkese ve her hale rağmen…
25.8.2020
NL
Yorum bırakın