TECRÜBE
Biraz arabesk, biraz da melankolik olacak ama; sevmeler de değişir. Çok sevdiğiniz, çok kıymet verdiğiniz insanların hiç ummadığınız haller sergilemesi karşısında, içinizden bir şeylerin kopup gittiğini hissedersiniz. Yıkılır kalırsınız. Ne zihninizde ne de gönlünüzde oturtacak bir anlam bulamazsınız. İmkan olsaydı; bu anı, bu sahneyi hayat denen film şeridinden bir şekilde almayı düşünürdünüz! Olmadı buraya, böyle olamaz! Falan gibi cümleler kurarsınız. İnsan’a dış etkenlerin hepsi bir iz bırakır. Ölüm, kaza, yeni doğan bir bebek. Mutluluk veya hüzün veren. Ama; sevmelerin değişmesine sebebiyet veren değişimin acısını hiç biri karşılamaz! Hepsine alışırsın. O kadar alışırsın ki Ana, Baba’nın dünyalarını değiştirmelerini bile bir noktadan sonra kabullenir, hatıralarıyla onları yâd edersin. Fakat sevmelerin değişimini ne hatırlamak istersin; ne de onlarla alaklı bir cümle bile etmeyi. Sessiz kalırsın. Çünkü onlar anılmayı veya ağıza alınmayı bile haketmiyorlardır. Değersiz şeyleri insan ağzına bile almamalı. Kalbine ve zihnine ulaşmadan orda önünü kesmeli.
Yorum bırakın