Salak

Başaramamanın ezikliğini yaşıyorum her gün. Yirmi senenin öncekinin aynısı. Fikrim, sözlerim düşüncem beş para etmiyor. İlerleme kaydedemiyorum. İstikrarsız bir halim var. Tavukçuyu üç ay önce bıraktım. Planlarım vardı ama olmadı. Pizza işine iki buçuk ayın sonunda havlu attım. Bir potansiyelim var zannederek ettiğim her hamlem akim kalıyor. Mücadeleden yoruluyorum. Hatta mücadele edecek yerim bile yok. Kendimle mücadele etmemek için uğraşıyorum. Bilmem burdan çıkacak yol bulabilirmiyim. Aklım var mı yok mu onu bile bilmiyorum. Dürüst olduğumu idda ediyorum. Saf olduğum kesin. Kendimi çözemiyorum. Akılımıyım yoksa salakmıyım hala karar veremedim. Akıllı isem salakça onca işi neden yapıyorum. Salakça işler yaptığıma göre ben malesef bir salağım. Aslında kendimin kim olduğunu potansiyelimi anlasam belki ona göre davranacağım fakat; ona bile muaffak olamadım. Dilsizlik; dinsizlik gibi. Hiç bir şeyini bilmiyorsun kaidelerin. Önce kendime salak olduğumu inandırmam gerekecek. Akıllı olduğumu zannettikçe salak, salak işler yapıyorum. Yazı yazmak gibi bir gayem vardı. Aslında o da ne olursa olsun ben farklıyımı göstermek içindi. Akıllı olduğumu. Ondan bile vazgeçtim. Çünkü kendimi kabul etmem gerek. Kim ne derse desin; ben bir salağım ve salakça işler yapıyorum. Bu gün işsiz bir şekilde evde oturuyorum. Bir şeyler yapmaya da hiç takatim yok. Bir yere girip çalışmalıyım belki de. Hiç istemesem de. Kendimin bu topraklardaki yansımamı bulduğumda veya anladığımda karar verebilirim. Zor günler mi yaşıyorum yoksa kendime mi zorlaştırıyorum bilmiyorum. Kafam bazan patlayacak gibi oluyor bazan olabildiğince sakin. Parayı malesef başarıp kendim olmak adına önemsiyorum. Ne kadar kötü bir cümle. Ama; sebep sonuç ilişkileri göz önüne alımdığında neden istediğimin sonucu bu çıkıyor. Bu yazıyı yayınlamayacağım. Kaybolmaması için bloğa koyacağım. İçimin daraldığı bir yazı. Dursun. Bazan yerköyde iken yine aylar yılllar sonra karıştırdığımda son kez yazdığım yazımla karşılaşmıştım. Belki de üzerinden on sene geçmişti yazının. Ne zaman ve neden yazdığımı bile hatırlıyamamıştım. Yazı da yarım kalmış zaten. Tüm yazdığım yazılarımı yakmışlar. Kaybolmasın diye bloğa koyuyorum. Yoksa insanın kendini bu kadar yere vurdğu bir yazı çok ta makbul değildir. Dursun belki ilerde okurum. Ne bileyim! Bildiğimden yapmıyorum ki. İşte öyle yani.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın