Edebi

Ben edebiyatçı değilim. Edebiyatın kelime manasını bile bilmem. Eskiden konuşan, konuşabilen bir hayat sürerdim. Daha ilkokulda iken ,bundan iyi avukat veya siyasetçi olur cümlelerini insanlardan duyardım. Lisede iken yapılan münazaraların baş aktörü idim. Malesef rakip daynmıyordu. Sözlerim ekmek arası yenmezdi. O kadar ki münazarada karşı grupta olan kaymakam’ın kızını ağlatmıştım. Aaaa dediniz şimdi. O zaman da tüm sınıf aynı tepkiyi göstermişti. İnsanlar değişmiyor! Puanlamayı sınıf yapardı. Benim çok puanımı kırmışlardı ama; yine de yenilmekten kurtulamamışlardı. Düşüncelerimi birini kırmak için söylemem; sadece ben bunu düşünüyorum demektir maksadım. Bazıları böyle anlamıyor! Düşüncelerini pervasızca açıklayan bir yapım vardı. Düşünceler zihnimde sıkışıp kaldıkça bir yerlerime zarar vermesin diye, yazı yazıyorum. Sağlığım elverdikçede koşuyorum. Kitap okumaktan çok, güzel filmleri izlemeyi severim. Kitaplar da çok iyi fakat; filmler daha iyi. Bazan kaybettiğim motvasyonumu tekrar bulmamı sağlıyorlar…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın