Yalan

Yalanlarla dolu haller sergiliyorum. Doğan Cüceloğlu’nun (rahmetli) dediği gibi; ancak kendiniz olduğunuzda rahat olursunuz. Kendim olamıyorum. Ben bu değildim! Ya değişiyorum, ya da şartların durumuna göre mecburi pozisyon alıyorum. İmkansızlıklar, alışagelmişin dışına mı çıkartır insanı? Değişmek zorunda mı kalıyorum? Çünkü şartlar ve zemin, bu güne kadar akla yerleşenin çok dışında. Muhteşem benzeşmezlerin çıldırtıcı ahenksizliği!

*

Konudan ayrı olarak; yabancı şarkıcıları hiç tanımam ve bilmem. Dayım’ın gül’ü dinlerdi. O’na sorardım, bu kim? Adele derdi, Loreena Mackennit ( ben Makkenzi derdim) derdi. Bu Lorena’yı dinlemeyeli veya adını bile unutalı çok olmuştu. Bu gün bir yerde önce ismini sonra da şarkısını dinleyince; eskilere aldı götürdü beni. Her şeyden etkilenen ruh dünyam, yine göz pınarlarına hakim olamadı. Bu güne kadar kaç kişi Lorena dinleyip te ağlamıştır acaba? Ben, Lorenaya değil; kendime, ayrılığa, yalnızlığa ağladım. Fakat; ağlatan Lorena’nın naif tınılarıydı.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın