İnsan olmanın, yeni bir şeyler öğrenmenin, her gün yoğunlunu yaşıyorum. Yoğunluk istiab haddini aştığında, dişlilerini kemiren makinanın çıkarttığına benzer sesler geliyor. Bazan yırtılırcasına bağırıyorum. Ancak rahatlıyorum. Bizim oraların tabiriyle; boş’a koyuyorum dolmuyor, dolu’ya koyuyorum almıyor. Hesaplamaları birbirinin ucuna ekleyemeyince; yırtılırcasına bağırıyorum. Ancak rahatlıyorum. En yüksek noktadan tepki veriyorum. Biraz sinirli oluyorum o anda. Fakat; sonrasında sukunete doğru akan ruh halim oluyor. Akşam olup ta yaptığım sesli haykırışlarıma, tebessüm ediyorum.
Yorum bırakın