Küçücük canımı koyacak bir yer arıyorum. Dünya üzerinde ufacık bir âlan. Şöyle huzurla kıvrılıp, sokulacağım.
Necip Fazıl’ın “reis bey” kitabında ki hakim bey gibi, sert bir mizaçtan sonra öylesine merhamet dolu bir hâle tekamül ettim ki; ben bile şaşırıyorum. Utanmasam aynı o’nun gibi “merhamet, merhamet” diye bağıracağım. Ruhum çok hassaslaştı. Bilinen sert cisim’in yerine bilinmeyen sünger yumşaklığında bir hâl ortaya çıktı.
Eskiyi özlüyorum. Bir yanım eskiyi özleyerek yaşıyor. Büyük bir yanım. Babam’ı, anam’ı eski dostlarımı özlüyorum. Bu sebepten gözümün ıslanmadığı gün yoktur. Gurbet canımı çok yakıyor. Şu küçücük canımı koyacak bir yer arıyorum yeryüzünde. Küçücük kalıyorum. Buruşuyor, büzüşüyorum. Canımı koyacak bir yer bulmak için. Gurbet canımı çok yakıyor.
Yorum bırakın