Çad’dan çıkarken bitmemiş internetlerimizi kullanmak için, Recep, telefonlarımıza oyunlar yüklemişti. Üç sene boyunca birini (4096) bütün rekorları alt üst ederek nerdeyse her gün oynadım. Bırakmalıyım bu oyunu, zihnimi çok meşgul ediyor diyerek en sonunda bıraktım.
*
Çad’da iken kazandığım bir diğer özelliğim de tekrardan yazmaya başlama alışkanlığıydı. Yazma işini bir taraftan bırakmak istiyorum, çünkü; zihnimi fazla meşgul ediyor diye; diğer taraftan yapacak önemli hayati bir aktivitem olmadığından dolayı vazgeçmeyip devam etmek zorunda kalıyorum. Yazmak ta istemiyorum aslında. Bir nevi mecburiyet!
*
Koşmak, çocukluğumdan beri spor’un envai çeşidiyle meşgul olduğumdan, yaş ve eklem eskimesinden dolayı ancak elimde kalan tek spor aktivitem. Koşmayı seviyorum. Bir nevi terapi. Enerji fazlalığını tahliye. Zaman ve sağlığım müsade ettikçe devam etmekten vazgeçmeyeceğim meşguliyetim.
*
Tahsil hayatından vazgeçtikten sonra, ticari hayat; kendi çapımda belli işleri başardığım mecra. Şimdi tekrardan yol almak için; yelkenleri Hollanda’nın rüzgarlarından nasibini alamadığından dolayı; var gücümle küreklere asıldığım; gemim. Hava’nın rüzgarlı olması, yelkenlerin rüzgarla dolma ihtimalini ve de heycanımı diri tutuyor. Küreklere asılırken zorlansam da; rüzgarlı günlerin geleceği düşüncesiyle, mücadele azmimden vazgeçmiyorum. 🙂
Yorum bırakın