Anam, dedem’in bir dönem ekonomisi bozulduğunda; babam’ın başkalarının biçerine şöför durduğunu bahseder; sonra da dedem’in, anam’a; babam’ı kast ederek, deli oğlana söyle; ağa oğluyum diyerek “hak almamazlık” etmesin diye tembihlediğini anlatırdı. Hak:biçer şöförlerine, köylüler tarafından verilen buğday. Gurur yapmasın; ben, ağa çocuğuyum demesin diye.
Zeis’te idik bugün. Babam’ın adı oğlumla. Elimizde bulunan ürünleri tanıtmak için stand açtık. Garip bir duygu, yeni bir tecrübeydi ikimiz içinde. Duygularımın her biri, diğerine karıştı, gitti.
*
Market sahibi Hüseyin abi, Çorumdan otuz iki sene önce gelmiş anadolu insanı. Ehli beyt. Babam öyle derdi; sizler Peygamber soyundan geliyorsunuz diye iltifat ederdi. Ki aynen de öyle edeble bize sahip çıktılar. Yeni dostluklar kuruyoruz. Yenileniyor, değişiyoruz.
*
Eve dönüş yolunda, ağlamakla, tebessüm arasında defâtle gittim, geldim. Telefonum’un ekranında ki Anam’ın resmine baktıkça olsa da şöyle başımı koyupta ağlasam diye özlediğimi derin bir tessür içinde hissettim.
Oğlumla bu gün Zeist’te idik.
Yorum bırakın