Gün geçmiyor ki yeni bir sarsıntının arkasında bıraktığı enkaz’ın altında kalmış olmanın ruhi bunalımını yaşamamış olayım. Karmaşalar içinde sıkıntılara düçar olan ruhum’u rahatlatacak yol aramaktan öylesine yorgun düşüyorum ki; hâlsiz kalıyorum. Bir kaç gün önce kargo dağıtmak için aldığım minibüsü satmak için koyduğum galeri’nin önünden çaldılar. Yutkunurken bile zorlandığımı hissettim. Ağır gelmişti. İsyan etmedim. Sadece nasıl atlatırım bunu diye düşündüm. İsyan, doğru bir yaklaşım değildi. Atlatmaya çalıştım. Atlatabildiğim kadarıyla! Teker, teker gelmiyor, başladığında hep beraber geliyor zorluklar. Canı’nı çıkartmak istercesine. Can’ım çok yanıyor. Kendimi bırakamıyorum. Bir daha toplayamam diye! Ruh, bunalımda. Vucut ne zaman nerde cant yaracak Allah bilir? Sınanıyorum! Hem de çok fena. Bir çıkış yolu göstermiyor. Kapalı kapıların tokmaklarını vurmaktan usandım. Ama; vazgeçmedim.
C ehliyet’i almış olmanın mutluluğu bir gün sürdü. İş başvurularının ilk ikisinin de fos çıkması cabası. Sadece yoruluyorum. Ruhi olarak. Yanlış bir kelam çıkmasın diye ağzımı açıp konuşmuyorum. İmtihan zor! Sakin kalmaya çalışıyorum. İsyan yakın, sabır zor yol!
Yorum bırakın