Kırmızı

Kırmızı oda

Ancak bu kadar olur türden bir film. Yaşadığı olaylardan ötürü pisikolojileri bozulmuş insanların tedavi olmak maksadıyla pisikiyatırlara gelişlerini anlatıyor. Anamla, Babam; Müge anlı, Esra erol veya evlendirme programlarını izler, hüzün dolu hallere bürünürlerdi. Çok garibime giderdi bu halleri. Haddi zatında neden izlerler ki böyle şeyleri diye içimden geçirirdim. Yani; insan, kendini zorla hüzünlendirecek şeyler izler mi? Bu ne saçma bir şey derdim. Mazoşist bir yaklaşımdı. Kendine eziyet etmenin başka bir metodu. İzle, ağla, hüzünlere gark ol. Halbu ki başkalarının acısı da ne demek oluyor? Mücadele et, çabala bir şekilde başarırsın! Onbeş sene evvel ki hayata bakış açımla görebildiklerim bunlardı. Şimdi! Evet şimdi? Bakış pozisyonunun başka bir cephesine, hatta tam aksi yönüne geçtim. Üç aşağı, beş yukarı Anam ve Babam gibi oldum. İnsan yaşadıkça anlayışlarında ki evrilmelere şahit oluyor.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın