Babam ve bayram

Ciddi adamdı Babam. Ama; bayram sabah ki ciddiyeti ayrıydı. Bayram’ın hassasiyetine yakışır şekilde hazırlığını yapar cami’nin yolunu tutardı. Biz de peşine takılırdık. Bu hâl, yaşımız ilerlemiş olmasına rağmen devam etti. Namaz’a başlamadan önce göz ucumla cemaat’in arasında Babam’ı bulur, ciddeyetini bir kez daha gözlemlerdim. Çok ciddi adamdı! Şaka bile yapmazdı. Mütebessimdi fakat; laubali değildi. Aynı ciddiyet içerisinde namazını eda eder, cemaat ile bayramlaşıp evin yolunu tutardı. Bizler de arkasında. Yemeğe oturmadan sıraya girer elini öper, yüzlerimizi öptürürdük. Yalandan öpmezdi yanaklarımızı. İçine çeker gibi öperdi. Anasın dan öğrenmişti herhalde böyle öpmeyi. Ebem de böyle öperdi. Anam, kahvaltıyı hazırlamaktan el öptürmeye fırsat bulamazdı. Vay gurban oluyum yavrum, seninle bayramlaşmadık mı diye sarılır öperdi. Her bayram böyleydi nerdeyse. Bizler de büyüyüp çol, çocuk sahibi olunca yine aynı şekilde devam etti Babamızla bayramımız. Torunları olduktan sonra biraz daha tebessümü belirgin hale gelmişti. Onlarla daha rahat iletişim kurardı. Ciddiyetini geriye alırdı…

Yarım saat uyumuşumdur belki de bu gün. Ramazan’dan kalan uyku düzensizliğinden mütevellit. Ama; alarm çaldığında yerimden hemen kalktım. Babam’ın aşıladığı sorumluluk; oğlumla beraber camiye gitmem gerektiğini öğretmişti. Şimdi oğlumla beraber camideyiz. Dünya’nın bir ucunda…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın