Ahmet kaya gibiyim! Bir sabah anne, bir sabah çıka gelebilirim diyerek günler geçiriyorum. Sevemedim buraları! Beş senesini devirdiğim sürgün hayatım’ın Ahmet kayalı günleri. Ben yandım siz yanmayınlarla. Olmuyor, olmadı. İsyan yok ama; benimsiyemiyorum. Bir de can taşımanın, bilinmiyen yansımalarının bilinmezliği. Can, ruh; ezginliği ödemek zorunda kalanlar. Vucut; neticenin yansıma tahtası. Her bir çizginin akseden buruşukluğu. Küçücük bir çocuğun bu hale nasıl geldiğinin anlatısı. İki durum anlatır insan’ı, insan’a; eller ve sima. Suskunluğu bozan ağır görüntüler. Onlar anlatacak sonra beni. Ben sussam da onlar…
Yorum bırakın