Klark Kent

Süpermenlik’ten, klark kent’liğe. İlçe’yi, il’i veya ülke’yi değil; dünyayı değiştirecektim. Çok büyüktü hedeflerim. Ve ben; bu hedefler için her şeyimi ortaya koyuyor, fazlası içinde fırsat kolluyordum. Dünya’yı bilindik dönme yönünden tersine çevirmeye and içmiştim. Ne gerekiyorsa da canım pahasına ortaya koyuyordum. Hedefte süpermen gibi dünyayı tersine çevirmek olunca ancak böyle olabilir diyordum. Başka türlüsüne de benim aklım zaten yetmezdi. Olunacaksa böyle olunmalı, yoksa hiç olmamalı. Ya olamalı, ya da hiç olmamalı. Ya büyük süpermen’in dediğinden böyle anlamıştım ya da; babam’dan, dedem’den bana geçen fıtratım’ın gereğini yapıyordum. Yarım, yamalak tabiri bizi oraların yapacağı iş değildi. Ya tam yapacaksın ya da; hiç. Bu mantıkla süpermenliğe soyunduk. Otuz iki senedir de dünya’nın tersine döndürülebileceği inancıyla yaşadım. Fakat gel, gör ki; süpermenlikten evine ekmek getirme derdine düşen klark kent’liğe terfi ettim! Gaye ve hedeflerim’in içinde hiç bir zaman yer almayan para’nın peşine düştüm. Maişet için klark kent gibi birileri’nin yanına girip çalışmaya razı oldum. Hayattır bu her an her şey olabilir. Kabulümüzdür de! Fakat; süpermen olmaya çıkarken yalnız başımızaymışız. Şimdi bunu anlayınca; klark kent gibi sakin bir hayatı tercih ediyorum. Dünya bildiği yörüngede dönmeye devam etsin. Benim, o’nun yönünü değiştirmek gibi bir niyetim de kalmadı…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın