Zihnimi meşgul etmekle meşgulüm. Düşünmemenin en kolay yolu bedeni yorgunluk. Yoruyorum! Ruh yorulmasın diye bedenimi. Ben’ini yormak istemeyen, bedenini yorsun. Yoksa düşünceler ben’imi yoruyor. Yıl’ı unuttuğum da oluyor bazan. Ama; ay’ı ancak gök yüzünde ki güneş ile anlıyor, günlerden hangi gün olduğunu hiç bilmiyorum. Şaka değil! Çünkü; önem sıralamasında veya; hangi gün olmasında ki gereken farklılığın olmamasından kaynaklı. Bir gün’ün diğerinden farkı olmadığından. Her gün; aynı gün. Her ay; aynı. Seneler biraz farklılık arz etse de.
Dönüş hayallerindeyim. Anam’ın balkonunda oturup çay içeceğim günler’in hayalinde. Hakiki dostlarımla! Sahtelerine o kadar doydum ki. Bazan kusasım geliyor. Dönmek istemeyenler dönmese de, ben döneceğim! Cem Karaca’nın dediği gibi “döndüm diye dönek diyorlar, döndüm işte ohh be”. Kim’in ne dediğine bakmadan döndüm işte ohh be diyerek.
Yorum bırakın