Anlayamadıklarım…
Benim anlayamadığım, hâlâ hizmete yapılan uluslararası durumu; erdoğan, perinçek v.b bir sıkımlık canı olan dürzüler’e atfetmek cehaletini sergileyen basiretsizliğin devam edegelmesidir. Bir taraftan da konu’nun tamamen sahibi pozisyonunda ki; Avrupa ülkelerinden, Amerika’dan medet istercesine onlara çaresizliğini anlatmaya çalışan zeka noksanlığına da hayranlığımı gizliyemiyorum. Cambaz’a bakıtıyorlar. Cambazı boş verin! İp’in ucunu hangi dürzü tutuyorsa cambazın sahibi de o’dur.
***
Eski memleketimiz olan Türkiye vatandaşlarını devlet’in değil; şahsın, ferdin her şeyden kutsal olduğu yönünde eğitilmeye ihtiyacı olduğu konusunda kelamlar savururken; Hizmet diye kutsadığımız meseleyi her şey’in önüne koymak hangi mantık muhakemesiyle açıklanır. Kendinden birine bir şey olmadıkça “canım feda” sloganı; dil’in ucunda dolaşan harflerden ibaret kalıyor.
Türkiye iç siyasetini dizayn edenler; bayrak, vatan, şehit, ezan, üzerinden insanlar’ın önüne bariyerler koyarlarken; bizim taraf’ın cenahı da “hizmet” kılıfını kullanıyor. Halbu ki; bir masumdan dolayı gemi’nin batırılmayacağını idda eden prensip sahipleri. Bakmayın öyle; yok birbirimizden farkımız.
Yorum bırakın