İnsan’ın kendini haklı görme açısı, tamamiyle vicdanını ikna edecek gerekçeli sebepler uydurmasına bağlıdır. Ne kadar sebep uydurabilirse, huzura o kadar hızlı ulaşır. Mesela; benim nazarımda en adi meslek hırsızlıktır(tayib’i kastederek söylemiyorum). Gerçekten de öyledir. Ama; gel gör ki, o işi yapan şahsa sorsanız vicdanını rahatlatacak ne kadar sebebi vardır. Saymakla bitiremez. Vicdanı rahatlatmak; kişinin öğrendiklerini iç dünyasında öğütüş şeklinede bağlı. Saman gibi öğütürse, anlayacağı ancak öküz kadar olur. Bir malumat mahiyetinde alırsa, insani melekeleri yükselir. Hak bellidir! Bahane üretmeden vicdanına sorabilen; doğruyu bulur…
Yorum bırakın