Zihin

Zihnin çöplüğünde eşelenmek! Seni, sana bırakmayan bir data. Olabilecek bütün bilgisayarların tamamından daha fazla data barındıran; zihin. Bilgisayar’ın işi kolay! Lazım olan bilgi istendiğinde senin hizmetine sunmak için hali hazırda ki data’dan bilgilendirme yapmakla mükellef. Ya bizim zihin denilen datamız, senin istediğin veya istemediğin her şeyi bilincin arkasından alıp göz retinası’nın önüne getirmesine ne demeli? Yok mu bunun bir yerlerde on-off tuşu? Veya kafayı sallayınca başka bir tema’ya geçme şansımız. Hafızai beşer nisyan ile malûldür sözünü söyleyen ceddimiz beni mi istisna tuttu? Ben de herkes gibi anı yaşayıp devam etsem. Yok, benim ki bana illa maraz çıkartacak. En ince detaydan en makro yapıya kadar her şeyi hatırlamak zorunda mıyım? Neden beni bu kadar yoruyorsun ki zihnim. Halbu ki ihtiyaç halinde gerekli destekleri sunmaya hazır bir data olarak geriden beni desteklesen. Sonra bu ikliden bir ekip çıksa. Böyle daha iyi olmaz mı? Sen ve ben! Yoksa en son kayışı yaktırıp beni de kendini de ateş’e atacaksın.

Ateş demişken, ateş’in gölgesi olmadığını biliyor muydun? Geçen bir yerlerde okudum. Sonra karanlıkta çakmağımı çakıp baktım. Gerçekten de gölgesi yokmuş! Anladım ki etrafını aydınlatmak istiyorsan; yanmalısın…

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın